30 Mayıs 2026 Cumartesi

II. Leopold (Belçika kralı & Kanli Elmas Filmi


II. Leopold (Belçika kralı) 

Hüküm Süresi; 17 Aralık 1865 - 17 Aralık 1909

II. Leopold (Leopold Lodewijk Filips Maria Victor van Saksen-Coburg en Gotha; 9 Nisan 1835 – 17 Aralık 1909) 1865'ten 1909'a kadar Belçika Kralı'ydı. Brüksel'de I. Leopold ve Orléans Prensesi Louise [nl]'nin ikinci oğlu olarak doğdu, 1865'te babasının yerine Belçika tahtına çıktı ve ölümüne kadar 44 yıl hüküm sürerek, saltanatı en uzun Belçika hükûmdarı oldu. Hayatta kalan oğlu olmadan öldü. Şu anki Belçika kralı, yeğeni ve halefi olan I. Albert'in soyundan gelmektedir.

II. Léopold, Avrupa'nın en çok gezen hükûmdarlarından biriydi. 1860'ta Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'a da geldi.

1861'de Belçikalılara şu tavsiyelerde bulundu:

"Komşularınızla iyi geçinin; fırsat çıktığı anda denizlerin ötesine yayılın. Orada ürünleriniz için kıymetli pazarlar, ticaretiniz için gıda, [...] ve büyük Avrupa ailesi içinde daha iyi bir konum bulacaksınız."

1865'te ölen babasının yerine taç giydi. Anayasaya bağlı bir hükümdar olarak hükûmet siyasetini belirleme yetkisi olmamasına karşın "daha büyük, daha güçlü ve daha güzel bir Belçika istediğini" söylüyordu.

1876'da Brüksel'de uluslararası bir jeofizik konferansı topladı. Bu konferansta, "Kongo yöresi halkına medeniyet götürmek, bilimsel araştırma ve ticaret yapmak, köle tüccarlarına karşı savaşmak için" uluslararası bir komite kurulmasını savundu. Konferanstaki konuşmasında öne sürdüğü fikirlerden biri şuydu:

"Dünyanın henüz nüfuz edilemeyen tek yöresini medeniyete kavuşturmak, oradaki halkların üstünde asılı duran karanlığı delmek, kanımca içinde bulunduğumuz bu ilerleme çağına yaraşır bir seferidir."

Bu çabaların sonucu olarak Uluslararası Afrika Derneği kuruldu ve II. Léopold derneğin başına geçti.

1878'de Henry Morton Stanley'e Kongo havzasını keşfetme görevi verdi. Stanley'in gizli görevi ise, Kongo nehrinin güney yakasında Belçika egemenliği kurmak ve yöredeki kauçuk ve fildişi ticaretini ele geçirmekti. II. Léopold, bunu, eğer Stanley'e doğrudan görev verseydi, İngilizlerin buna engel olacağından emin olduğunu söyleyerek açıklamıştır. Stanley'e verdiği özel talimatlar şöyledir:

"[...] alabildiğin kadar toprak al ve egemenliğimiz altında topla [...] en kısa sürede, tek bir dakika kaybetmeden, Kongo ağzından Stanley Çağlayanlarına kadar tüm ticaret yollarını ele geçir." "Bu mümkün olduğu kadar büyük bir devlet yaratma ve yönetme projesi. Bu projede zencilere en ufak bir siyasi söz hakkı vermeyeceğimiz açıkça anlaşılmalı. Aksi çok saçma olurdu."

Bunu takip eden yıllarda, 1884'e kadar, Stanley Kongo'da büyük miktarda fildişi ele geçirir, Léopoldville dâhil koloniler kurar, bir demiryolu hattı inşa ettirir, siyahî kabile liderlerini kandırarak veya zorlayarak egemenliği devretmelerini sağlar. Léopold, kabile liderleriyle yapılan anlaşmaların kısa ve basit olmasını, "birkaç maddeyle her şeyi kendilerine bırakmasını" istemiştir.

(((( Şehir Kongo nehrinin güney yakasında, nehrin Atlas Okyanusu'na döküldüğü yerden 560 km içeride kurulmuştur. .Şehrin eski adı Léopoldville 1965 yılında iktidara gelen Joseph Mobutu döneminde yer ve şahıs isimlerinin Afrikalılaştırma projesi kapsamında 1967 yılında Kinşasa olarak değiştirilmiştir. Bu ad zamanında Belçika kralı ve bölgenin özel sahibi II.Léopold şerefine verilmiştir. Şehir Kongo Cumhuriyeti'nin başkenti Brazzaville'in tam karşısında yer almakta olup, Kongo nehri her iki başkenti de birbirinden ayırmaktadır. Kinşasa ve Brazzaville bu konumları ile dünya üzerinde birbirine en yakın başkent özelliğine sahiptirler.  = Kinşasa (Fransızca: Kinshasa) veya eski ismi ile Léopoldville,Afrika kıtasında bulunan Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin başkenti ve en büyük kentidir.  =  Kongo Nehri (Kongoca: Nzâdi Kôngo; Fransızca: Fleuve Congo; Portekizce: rio Congo) veya eski ismiyle Zaire Nehri, Orta Batı Afrika'nın en uzun nehridir. Chambeshi koluyla birlikte 4.700 km uzunluk ile Afrika'nın Nil'den sonra en uzun ikinci nehridir. Nehir kollarıyla birlikte Amazon'nden sonra dünya'nın 2. en büyük yağmur ormanını beslemektedir. Dünyanın en uzun 9. nehridir. Ekvator çizgisini iki kez kesmektedir. Afrika kıtasında debisi en yüksek nehirdir.))))

II. Léopold, Kongolu yerlilerden Halk Ordusu (la Force Publique) adında bir ordu oluşturur ve bunu yine Kongoluların kendilerini savunması için çalışır.

Ülkenin altyapısı zorla çalıştırılan yerlilere kurdurulur. Vergi gelirlerinin çok azı ülke için harcanır, çoğu Belçika'ya transfer edilir. Kongo bütçesine ayrılan verginin bir bölümü Halk Ordusu için ayrılır.

1897 yazında, Belçika kralı II. Leopold, başkent Brüksel'in doğusunda bir insan hayvanat bahçesi kurulmasını emrederek, yaklaşık 260 Kongolunun bu bahçeye taşınmasını sağladı. Birçok kaynağa göre, en az 1,3 milyon Belçikalı, kapalı alanlarda tutulan Kongoluları görmek için Brüksel'in doğusundaki insan hayvanat bahçesini ziyaret etti.

19. yüzyılın ikinci yarısında, bu fikri benimseyen sömürge güçleri, Afrika kökenli insanları Avrupa ve Amerika’nın en büyük şehirlerindeki kafeslerde sergilemek için harekete geçti.

Kurulan insanat bahçelerinde, Kongolular gibi Afrikalılar, Kızılderililer, Aborjinler gibi topluluklardan tutsak edilen insanlar sanki birer hayvanmışçasına Avrupalılar tarafından hapsedilerek seyrediliyordu.

1908'de Belçika parlamentosu, II. Léopold'ün Kongo üzerindeki yetkileri sona erdirdi. II. Léopold'e Kongo için yaptığı "büyük fedakârlıklar" nedeniyle yüklü bir maaş bağlandı.

Hükûmdarlığı döneminde açlık, hastalık ve katliamlardan ötürü Kongo nüfusu tahminen 20-30 milyondan dokuz milyonun altına düştü.

2020 yılında gerçekleşen George Floyd protestolarında, heykeli ağır tahribata uğradı ve protestocular heykelinin önünde Kongo Demokratik Cumhuriyeti bayrağını açtı.[1] Kral Philippe, Kongo devlet başkanı Félix Tshisekedi'ye gönderdiği mektupta dedesi II. Léopold'ün Kongo halkına yaptıklarından dolayı derin bir üzüntü duyduğunu yazdı.Kral, ilerleyen yıllarda bu konuyla ilgili yaptığı açıklamalarda da özür dilemekten kaçınarak yalnızca pişmanlık ifade etmekle yetinmiş; bu tutum kamuoyunda eleştirilere yol açmıştır.

wikipedia.org/wiki/II._Leopold_(Belçika_kralı)


&



Joseph Kasavubu

Görev Süresi; 1 Temmuz 1960 - 24 Kasım 1965

Joseph Kasa-Vubu ya da alternatif olarak Joseph Kasavubu (d. 1910? - ö. 24 Mart 1969), Kongolu öğretim görevlisi ve siyasetçi. Kasavubu, Afrika kıtasında yer alan Kongo-Leopoldville'de (günümüzde Kongo Demokratik Cumhuriyeti) ülkenin ilk devlet başkanı olarak 1960 ile 1965 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.

Kongo'daki Katolik misyonerlerden eğitim gördü; bir süre öğretmenlik yaptı. 1942'de Belçika sömürge yönetiminde resmî görev aldı ve Kongolulara açık en yüksek mevki olan başkatipliğe kadar yükseldi.

Kongo bağımsızlık hareketinin ilk önderlerinden olan Kasavubu 1940'ların sonlarında, kültür derneği ya da mezunlar birliği gibi adlar altında siyasi bağımsızlık amacıyla etkinlik gösteren örgütlerde önemli görevler aldı. Ülkedeki en büyük ve en güçlü kabile topluluklarından Bakongoların bir üyesi olarak, 1950'lerde kabilesine belirli ölçüde özerklik sağlayacak federal yapılı bağımsız bir Kongo devleti kurulmasını savunuyordu. 1955'te, güçlü bir kültürel ve siyasi bir dernek olan Abako'nun (Bakongo Birliği) başkanlığına getirildi. 1957'de Belçika yetkililerin izniyle yapılan ilk belediye seçimlerinde, Abako'nun adayları Leopoldville'de (Kinşasa) seçimleri kazandılar. Kasavubu, Dendale belediye başkanlığına seçildi.

1960'taki ilk ulusal seçimlerde Lumumba'nın partisi, Kasavubu önderliğindeki Abako ile müttefiklerinden daha çok oy topladıysa da, hiçbir taraf kendi başkanlığında bir koalisyon oluşturamadı. Sonunda bir uzlaşma sağlanarak Kasavubu cumhurbaşkanı, Lumuba başbakan oldu; ama kısa sürede ikisi arasında sorunlar baş gösterdi.

Bağımsızlıktan kısa bir süre sonra Kongo ordusunda isyan çıktı; bunun üzerine Belçika, bu ülkede yaşayan yurttaşlarını koruma gerekçesiyle Kongo'ya müdahale etti. Bu arada Moise Tshombe önderliğindeki Katanga da bağımsızlığını ilan etmişti. Birleşmiş Milletler'in girişimleri ülkede düzeni sağlamakta yetersiz kalınca, Başbakan Lumumba'nın SSCB'den askeri yardım alacağı bildirildi. Bunun üzerine Kasavubu, Albay Joseph Mobutu komutasındaki ordunun da desteğiyle Lumumba'yı görevden uzaklaştırdı ve yeni bir hükûmet atadı. 1960 sonlarında Mobutu'nun yaptığı darbeyi de dolaylı olarak destekledi. Bundan kısa bir süre sonra Lumumba'nın öldürülmesi, Kasavubu'yu özellikle Afrika devletleri karşısında güç duruma düşürdü. 1964'te Tshombe'nin başbakan olmasını sağlayan Kasavubu'nun Kongo siyasi yaşamındaki rolü, Mobutu'nun 1965'te gerçekleştirdiği ikinci darbeyle sona erdi.

wikipedia.org/wiki/Joseph_Kasavubu



&


Belçika Kongosu

Belçika Kongosu'nun haritası

Belçika Kongosu, Afrika kıtasının orta bölümünde 1908 yılından 1960 yılına kadar kurulu olan Belçika koloni bölgesiydi.

Belçika Kralı II. Léopold tarafından sömürgeleştirilen bu ülkenin kontrolü 15 Kasım 1908 tarihinde Belçika hükûmetine devredilmiştir. Belçika tarafından idare edilen sömürgenin bağımsızlığı 30 Haziran 1960 tarihinde Kongo Cumhuriyeti olarak ilan edilmiş ve Joseph Kasavubu başkan seçilmiş, Patrice Lumumba başbakanlığa getirilmiştir. Günümüzde söz konusu bölge üzerinde Kongo Demokratik Cumhuriyeti bulunmaktadır.

Kauçuk Ölüm Kampları

Belçika Kongosu, uzun yıllar boyunca bir kauçuk ölüm kampına dönüştü. 1890-1904 yılları arasında, burada faaliyet gösteren kauçuk şirketlerinin karı 96 kat artarak yılda  % 700'e ulaştı. Kauçuk üretimi neredeyse hiçbir maliyete sahip değildi. Yalnızca rehineler için kullanılan mermiler ve zincirler masraf oluşturuyordu. Ancak bu süreç insanlık dışı yöntemlerle yürütülüyordu. Köy halkı, sömürgecilerin belirlediği miktarlarda çalışmadığında ya da kauçuk toplamak için ormana gitmeyi reddettiğinde, ağır cezalarla karşı karşıya kalıyordu. Toplu infazlar uygulanıyor, insanlar öldürülüyor, bazı durumlarda insanların elleri kesiliyordu. Ordu ve paralı askerler, kesilmiş elleri işlerini yaptıklarını kanıtlamak için bir tür "delil" olarak sunuyordu. Bu vahşet, sadece Belçika Kongosu ile sınırlı değildi. Fransız Kongosu'nda da benzer yöntemler uygulanıyordu. Bu barbarca yönetim, sömürge yönetimin ilk 40 yılı içinde Kongo nüfusunun yarıya inmesine neden oldu.


wikipedia.org/wiki/Belçika_Kongosu




&




Mobutu Sese Seko

Gärev Süresi; 24 Kasım 1965 - 16 Mayıs 1997 (31 yıl, 173 gün)

Mobutu Sese Seko Nkuku Ngbendu wa za Banga (14 Ekim 1930, Lisala - 7 Eylül 1997, Rabat), daha çok Mobutu ya da Joseph Mobutu-Sese Seko olarak tanınır. Doğduğunda adı Joseph-Désiré Mobutu idi. 32 yıl boyunca (1965–1997) o zamanki adıyla Zaire, günümüzdeki adıyla Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin Devlet Başkanlığını yapmıştır. Bu göreve önceki Devlet Başkanı Joseph Kasavubu'yu devirdiği darbeden sonra gelmiştir. Toplam 32 yıl demir yumrukla ülkeyi yönetmiştir. Çok değerli yeraltı ve yer üstü kaynaklara sahip olan Kongo, (eski adıyla Zaire) yönetim zafiyetleri ve zimmet suçlamalarıyla dünyanın en fakir ülkelerinden biri haline gelmiştir. Başlangıçta zengin batılı devletlerce iktidarı desteklenen ve hatta darbesi Amerikan destekli olan Mobutu, son zamanlarında bu desteği kaybetmiş ve bundan kısa bir süre sonra da iktidardan düşmüştür.

1949'da Belçika Kongosu Ordusu'nun Maliye Dairesi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Ordudayken Leopoldville'de (Kinşasa) yayımlanan çeşitli gazetelerde makaleler yazdı. 1956'da ordudan ayrıldıktan sonra L'Avenir adlı günlük gazetede muhabir olarak çalıştı. Daha sonra haftalık Actualites Africaines dergisinin Yayın Yönetmeni oldu.

Gazetecilik yaptığı yıllarda Kongo'nun milliyetçi önderi Patrice Lumumba ile tanıştı. 1958'de Lumumba'nın kurduğu Kongo Ulusal Hareketi (MNC) adlı siyasi partiye katıldı. 1959'da Belçika'nın Kongo Haberalma Teşkilatı'nda (Inforcongo) çalışmak üzere gittiği Brüksel'de MNC'nin bürosunu açtı. Ertesi yıl, Kongo'nun bağımsızlığı konusunda toplanan Brüksel Yuvarlak Masa Konferansı'na katıldı. Konferansta hapiste bulunan Lumumba'yı temsil etti ve Lumumba'nın güçlü bir merkezi yönetime sahip bağımsız bir Kongo Devleti oluşturulması yolundaki görüşlerini savundu.

Kongo'nun 30 Haziran 1960'ta bağımsızlığını kazanmasından sonra Devlet Başkanı Joseph Kasavubu ile Başbakan Lumumba'nın Koalisyon Hükûmeti tarafından Genelkurmay Başkanlığı'na getirildi. Sekiz gün sonra ordu içinde çıkan ayaklanmayı, askerlere rütbe ve para dağıtarak denetimi altına almayı başarması konumunu daha da güçlendirdi.

Kasavubu ile Lumumba arasındaki iktidar mücadelesi sırasında, Lumumba'nın SSCB'den yardım aldığını öne süren Kasavubu'nun yanında yer aldı ve onun Lumumba'yı görevden almasına el altından yardımcı oldu. Lumumba, Eylül 1960'ta Kasavubu'yu devirmek için kuvvet toplamaya başlayınca, bir darbe düzenleyerek iktidarı ele geçirdi. Ama iki ay sonra yönetimi Kasavubu'ya devretti. Mobutu'nun, Lumuba'nın öldürülmesinden de sorumlu olduğuna inanılır.

1961'de Silahlı Kuvvetler Başkomutanı olan Mobutu, dört yıl sonra Kasavubu'yu bir darbeyle devirerek Devlet Başkanlığı görevini üstlendi. 1967'de Kongo ordusuna bağlı paralı askerlerin başlattığı ayaklanmayı bastırdı. Katanga bakır madenlerini devletleştirerek ve yabancı sermayeyi teşvik ederek ekonomiyi canlandırmaya çalıştı.

Öte yandan, yönetimine sivil bir görünüm kazandırmak amacıyla önemli devlet görevlerine asker kökenli olmayan kişileri getirdi. Ülkenin tek yasal partisi olan Devrimci Halk Hareketi - "Mouvement Populaire de la Revolution" (MRP) aracılığıyla halkın desteğini kazanmaya çalıştı. Bununla birlikte, daha önceki hükûmetlerde önemli roller üstlenen kabilelerin, ekonomik canlanmadan paylarını alamayan küçük çiftçilerin ve üniversite öğrencilerinin muhalefetiyle karşı karşıya kaldı. Karşılaştığı bir başka sorun da Angola'da üslenerek Shaba bölgesini sürekli olarak tehdit eden Katangalı ayaklanmacılar oldu.

Devlet Başkanlığı sırasında ülkedeki adları, Afrika dilindeki adlarla değiştirme kampanyası başlattı. Ekim 1971'de ülkenin adını Zaire olarak değiştirdi. Kendisi de Ocak 1972'de Sese Seko adını aldı.

1977'de Angola'nın desteklediği Katangalıların Zaire'yi işgal girişimini önlemek için Fransa'dan askerî müdahale talebinde bulundu. Başka adayın katılmadığı 1970, 1977 ve 1984 seçimlerinde Devlet Başkanlığı süresi uzatıldı. Mobutu, iç ayaklanmalar ve darbe girişimleri karşısında yönetimini sürdürmeyi başardıysa da, ekonomik büyüme ve kalkınma için gerekli koşulları oluşturmakta pek başarılı olamadı. Yolsuzluklar, kötü yönetim ve ihmalcilik, ülkedeki ulaşım ağının, tarımın ve temel sanayi kesimlerinin durumunun kötüleşmesine yol açtı. Buna karşılık Mobutu'nun dünyanın en zengin kişileri arasında sayılacak kadar büyük bir servet edindiği söyleniyordu.

1990'da Soğuk Savaş'ın sona ermesi ve değişen şartlar nedeniyle yasaklanmış diğer siyasi partilere izin vererek içinde muhalif unsurlarında bulunduğu bir "Geçiş Hükûmeti" atadı, ama kolluk kuvvetleriyle önemli bakanlıkları elinde tutmayı sürdürdü. 1992'ye gelindiğinde Mobutu, ülke içinde gitgide güçlenen bir muhalefet karşısında artık Batılı ülkelerin de desteğini yitirmiş bulunuyordu. Bu arada sağlığı giderek bozulan Mobutu, tedavi için sık sık Avrupa'ya gittiğinden, giderek ülke yönetimindeki gücünü kaybetmeye başladı. Aynı dönemde Tutsiler, Zaire'nin doğusunu ele geçirmeye başladılar.

1994'te yaşanan Ruanda soykırımı sırasında Hutuları desteklediği için Tutsilerin tepkisini çeken Mobutu, Kasım 1996'da ülkenin doğusundaki Tutsileri sınır dışı etmeye çalışması üzerine Uganda ve Ruanda Hükûmetlerinin desteğini alan Laurent-Désiré Kabila liderliğindeki Tutsiler ve diğer Mobutu muhalifi gruplar, başkent Kinşasa'ya yürüyüşe geçti. Ne kanser hastası olan Mobutu, ne de emrindeki silahlı kuvvetler direnecek durumda olmadığından Mobutu'nın isteği üzerine başlayan barış görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlandı. 16 Mayıs 1997'de Kinşasa'yı ele geçiren muhalif gruplar 32 yıllık Mobutu iktidarını devirdiler. Devrilen Mobutu sürgün olarak önce geçici olarak Togo'ya ardından da Fas'a gitti. 7 Eylül 1997'de prostat kanseri'nden yaşamını yitirdi ve Fas'ta defnedildi.


wikipedia.org/wiki/Mobutu_Sese_Seko




Henry Morton Stanley

Gazeteci ve kaşif

Henry Morton Stanley (d. 1841 - ö. 1904), Afrika'da keşif yapan ve David Livingstone'u aramakla görevlendirilmiş Galler kökenli Amerikalı gazeteci ve kâşif.
Hayatı

1841'de Galler'de doğan Stanley'in asıl adı John Rowlands idi.Mutsuz bir çocukluk geçirdi. Çocukluğunda, yetimhanede kaldı. Eline geçen ilk fırsatta kaçtı ve Kuzey Afrika'ya giden bir gemiye kamarot olarak girdi. Orada, 19 yaşındayken New Orleanslı bir pamuk tüccarı tarafından evlat edinildi. Manevi babasına o kadar minnettarlık duydu ki; İngiliz vatandaşlığından, Amerikan vatandaşlığına geçti ve manevi babasının adını (Henry Morton Stanley) adını aldı.

Genç Stanley, yeni yurdunda serüvenci bir yaşam sürdü. 1861-65 yılları arasında süregelen Amerikan İç Savaşında önce bir tarafta, sonra diğer tarafta savaştı. Daha sonra da, donanmada görev yaptı. Sonunda, gazeteciliğe yöneldi ve "New York Herald"da yurtdışı muhabirliği görevini aldı. İlk görevi; Afrika'da bulunan ve kendisinden uzun süre haber alınamayan David Livingstone'i bulmak ve bilgi almak oldu. Bunun için Afrika'ya gitti.

Livingstone'u ararken

Livingtone ile Stanley'in karşılaşması

Stanley, 1871 yılında Zanzibar'a vardığında zaman kaybetmeden 192 taşıyıcı ile en iyi erzaklardan oluşan en pahalı seferlerinden birini hazırlamaya koyuldu. Yorucu yolculuk esnasında Stanley, sıtma hastalığına yakalandı. Hastalık yüzünden iki yardımcısı öldü. Daha sonra ise, yerliler ile çatışmaya girdiler ve ekip büyük zarar gördü. 10 Kasım 1871'de Ujiji'ye ulaştı. Stanley, heyecanlı bir kalabalığın eşliğinde köyün içinden geçtikten sonra hasta ve zayıf düşmüş olan Livingstone'u buldu. Bu duruma çok şaşırmış ama sevinmişti. Livingstone, Stanley'in getirdiği yiyecekler ve ilaçlar sayesinde eski gücüne kavuştu. Birlikte Ujiji Denizi'ne doğru yolculuğa çıktılar. Gölün, kuzey kıyılarını keşfettiler. Burada üç hafta geçirdiler. Tabora'ya vardıklarında ayrıldılar ve Stanley, Zanzibar'a döndü.

Afrika'ya ikinci yolculuk

Stanley, İngiltere'ye döndü. Ancak, Livingstone'a hala erzaklar, ilaçlar ve gerekli araçlar gönderiyordu. Sonunda, Livingstone'un öldüğünü öğrenince çok üzüldü. Ne zamandır Afrika'ya ikinci bir yolculuk yapmak istemesi, kaldığı yerden devam etmek için ikinci yolculuğunu yaptı. 1874'te Ujiji Denizi'nin tamamını haritalamak ve John Hanning Speke'nin yeterince kanıtlayamadığı Nil Nehrinin kaynağını kesinleştirmek üzere büyük bir yolculuğun daha başını çekti. Ekip, nehirlerdeyken vahşi yerlilerin ve Su aygırlarının saldırısına uğradı. Burada birçok adamını kaybetti ama yolculuğunda hız kesmedi. Nihayet Nyanza Gölünün, Nil Nehrinin kaynağı olduğunu ispatladı. Böylece, Speke'in tahmini doğru çıkmıştı.

Kafile, 1876 yılının Ekim ayında Ujiji Denizi'nden ayrıldı. Stanley, bu sefer de Lualaba Nehri boyunca yol almak istiyordu. Yolda savaşçıların saldırısına uğradılar ve tropikal ağaçların arasından yamyamların yaşadığı karanlık, geçit vermez yağmur ormanlarından geçtiler. Bir keresinde, iki yanına da 186 insan kafatasının dizilmiş olduğu bir yoldan geçmek zorunda kaldılar. Lualaba Nehri, Kongo Nehrine döküldüğünden, kafile bu nehirde yol almaya devam etti. Nihayetinde Atlas Okyanusu kıyısındaki Boma'ya vardı. Böylece, Afrikanın keşfedilememiş son nehri de keşfedilmişti. Kafilenin başlangıçtaki mevcut 356 üyesinden geriye yalnızca 114 kişi kalmıştı. Ötekiler ya ölmüş ya da kafileyi terk etmişti. Stanley'in üç yakın arkadaşı da yolda ölmüştü.

H. M. Stanley bu seyahatinde, günümüzde Uganda içindeki topraklarda hüküm süren Buganda Krallığı'nın başkenti Lubaga'yı ziyareti esnasında (1875), bir süre önce İslamiyeti kabul edip krallığın resmî dini ilan etmiş olan I. Mutasa'yı etkileyerek, İslamiyet aleyhinde yaptığı propaganda neticesinde Mutasa'nın İslamiyeti terk etmesine sebep olmuştur. Bu olaydan sonra I. Mutasa yetmiş kadar müslümanı diri diri yaktırmıştır. 1877'de İngiliz Protestan misyonerleri bir süre sonra da Fransız katolik Beyaz Babalar misyoner grupları Büyük Göller Bölgesi'nde faaliyete başlarlar. Birkaç sene sonra I. Mutasa'nın ölümü üzerine misyonerler yerine on sekiz yaşındaki oğlu Muvanga'yı kral ilan etmişlerdir (1884). Böylece İslamiyet'in bölgede etkili olması engellenmiştir. Şüphesiz bunda H. M. Stanley'in de etkisi olmuştur. Misyonerler sadece halkı Hristiyanlaştırmakla kalmayıp, yeni Kral Muvanga'ya imzalattıkları himaye anlaşması ile bölgeyi sömürgeleştirdiler.

II. Léopold İçin yaptığı çalışmalar

1878'de II. Leopold H. M. Stanley'i Kongo'nun haritasını çıkarmak ve burayı ticarete açmak üzere istihdam etti. II. Leopold'un Stanley'e bahsettiği amaçları arasında bölgeye medeniyetin götürülmesi ve Hrisityanlığın tanıtılması da yer alıyordu. H. M. Stanley Ocak 1879'da başladığı yolculuğunun ilk durağı olarak 14 Ağustos 1879'da Vivi'ye geldi. Vivi'den nehre ulaşan bir yol inşa etti, bunun üzerinde ticaret merkezleri kurdu. 1881 yılının ortalarında günümüzde Malebo Pool adı verilen gölete ulaştı, Kral Ngaliema ile nehrin güney yakasındaki topraklar için bir anlaşma yaptı. Daha önce bahsedildiği üzere, aynı dönemde Fransa adına hareket eden de Brazza daha çabuk davranarak nehrin kuzey yakasını, yaptığı bir anlaşma ile adeta ele geçirmişti. Vivi yolu 1881 yılının sonunda tamamlanmış ve H. M. Stanley bir süre Avrupa'ya dönmüştür. 1882 senesi sonunda yeniden Kongo Nehri'nden Kisangani'ye doğru yelken açmış, yolculuk sırasında II. Leopold adına bölgedeki kabile reisleriyle 250'den fazla anlaşma imzalamıştır.

H.M. Stanley'in Orta Afrika'daki kabile reisleriyle gerçekleştirdiği anlaşmalar II. Leopold'un Kongo Irmağı havzasının büyük bir kısmını kontrol altına almasına ve burada kendi kontrolünde bir devlet kurmasına temel teşkil etmiştir. 

Son keşif

1887'de Stanley bir kez daha Afrika'ya giderek kıta üzerindeki son yolculuğunu yaptı. Güney Sudan'a, dış dünya ile ilişkisi kesilmiş olan "Emin Paşa" adlı bir Alman kaşifi kurtarmaya gitti. 700 adamdan oluşan kafilesiyle dünyanın en sık vahşi ormanlarını aşmak zorunda kaldı. Bu, Afrika'da yapılmış başlıca keşiflerinin sonuncusuydu. Afrika kıtası, artık gizemli olmaktan çıkmış, Avrupalı güçlerce sömürgelere ayrılmaya başlamıştı. 20. yüzyılın başında, tüm Afrika işgal edilecek ve bu işgaller 70 yıldan uzun sürecekti.   

wikipedia.org/wiki/Henry_Morton_Stanley


&



Kanlı Elmas Filminin Bilgileri


Afrika kökenli bir paralı asker olan Danny Archer (Leonardo DiCaprio) kendi yöntemleriyle Sierra Leone’de elmas kaçakçılığı yapmaktadır. Sağlam yer altı ve askeri bağlantıları olmasına rağmen, bir gün sınırdan elmas geçirmekte iken yakalanıp tutuklanır. 90’lı yılların başında Sierra Leone’de katliamlar yapan, çocukları kaçırıp acımasız katiller haline getiren Devrimci Birleşik Cephe’nin körüklediği iç savaş ve kaos ortamı hakimdir. Üç çocuklu balıkçı Solomon Vandy (Djimon Hounsou)’nin köyü D.B.C. tarafından basılır, insanlar vahşice öldürülür. Solomon ailesini kurtarmayı başarmasına rağmen, esir düşer ve elmas çıkarma kamplarında çalışmaya götürülür. Kanlı Elmas, Blood Diamond izle

                                            Film'in konusu= 1:14:04 tam gecisi anlatiyor...

Afrika'da el kesmeyi önce Belcikalilar basladi. II.Kral Leopolt onlari hiza'da tutmak icin Kongo'da ki her yüz köle'den birinin elini kesti.

Kominizm savastigimizi saniyorduk aslinda hersey kimin ne aldigi ile ilgiliydi biliyor musun ? Fildisi, Petrol, Altin, Elmas'lar .......

Kalb'im bana hep insanlarin iclerinin iyi oldugunu söyler, deneyimler ise tam tersini. Onlari kötü veya iyi yapan hareketleri'dir.


Kanlı Elmas Filmi ; 1:39:39 Mennilerin Tenni'lerle Savasi.! Tarih'in en derin savas'ini müzige dönüstürmek efsaneyi yasatmaktir.Yürekten tebrik ediyorum.


8888888888888888888888888888888888888888888888888888888888888888888888888888

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Selam 🙋🏼‍♀️Hallo
*Hemsire (1-2-3-/∞) &Otodidaktik Araştırmaci Yazar.
Cahil bilmenin,Alim anlamanin pesindedir.-S.O