14 Ocak 2024 Pazar

Östrojen Seviyesini Destekleyin

 Kadınlar ise, Mezopotamya’nın kültürel değerlerini yansıtacak şekilde rahibe olarak hizmet edebilir, toprak sahibi olabilir, anlaşmalarda yer alabilir ve boşanma sürecini başlatabilirdi. Çeşitli doğurganlık ibadetleri vardı. Doğurganlığın artması ve sağlıklı çocuklar için Ashera’ya ve onun vücut bulmuş hâline ekmek ve tahıl sunarlardı.

Hayıt Tohumu Nedir?

Faydaları Nelerdir? 

Hayıt Tohumu Nedir? Faydaları Nelerdir?

Geleneksel tıpta kullanımıyla bilinen bu bitkisel çözüm, hormonal dengeyi desteklemesi ve çeşitli sağlık sorunlarına karşı potansiyel faydalarıyla tanınır. 

bitki, haziran veya eylül aylarında pembe ya da leylak renginde çiçekler açar. Akdeniz Bölgesi’ne özgü olan bu çalı, geleneksel tıpta yüzyıllardır kullanılan küçük, aromatik meyveler üretir.

Tarih boyunca cinselliği bastırmaya yardımcı olduğuna inanıldığından ingilizcede bitkinin adı iffetli anlamına gelen "chaste" olarak bilinir. Araştırmalar, hayıt tohumunun hipofiz bezine yani hormonal sistem üzerinde etkisi olduğunu göstermektedir. Progesteron ve prolaktin gibi hormonların düzenlenmesine etki ettiğine inanılarak, çeşitli üreme ve hormonal durumların yönetiminde kullanımını desteklemektedir.

  • Hormonal Denge: Hayıt tohumu genellikle özellikle kadınlarda hormonal dengeyi desteklemek için kullanılır. Endokrin sistem üzerinde etki ederek progesteron ve prolaktin gibi hormonları düzenlemeye yardımcı olabilir. Bu, hayıt tohumunu adet düzensizlikleri, premenstrüel sendrom (PMS) ve menopoz belirtileri için popüler bir doğal çözüm yapar.

  • Adet Sağlığı: Hayıt tohumu genellikle düzensiz adet ve PMS ile ilişkilendirilen rahatsızlıkları ele almak için kullanılır. Bazı çalışmalar, şişkinlik, meme hassasiyeti ve ruh değişiklikleri gibi semptomları hafifletmeye yardımcı olabileceğini öne sürmektedir.
  • Fertilite Desteği: Hormonal denge üzerindeki potansiyel etkisi nedeniyle, hayıt tohumu bazen fertilite sorunu yaşayan kadınlar için destekleyici bir önlem olarak düşünülmektedir. Sağlıklı bir adet döngüsünü teşvik ettiği düşünülmektedir ki bu, gebe kalma açısından önemlidir.
  • Akne Yönetimi: Hayıt otu faydaları arasında akne yönetimi de vardır. Bazı çalışmalar, hayıt tohumunun anti-enflamatuar özelliklerinin özellikle hormonal akne gibi durumları yönetmeye katkıda bulunabileceğini öne sürmektedir. Cilt inflamasyonunu azaltmaya ve cilt tonunu iyileştirmeye yardımcı olabilir.
  • Ruh Hali ve Anksiyete: Sınırlı kanıtlar, hayıt tohumunun ruh hali ve anksiyete üzerinde olumlu bir etkisi olabileceğini göstermektedir. Nörotransmitterleri etkileyebilir ve hafif sakinleştirici etkiler sunabilir.
  • Meme Ağrısı Rahatlaması: Hayıt suyu faydaları arasında bazen hormonal değişikliklerle ilişkilendirilen meme ağrısını ve rahatsızlığı hafifletmek de vardır. Prolaktin seviyelerini düzenleyerek meme hassasiyetini azaltabilir.


Dyt.
Nejla Dağsuyu
Beslenme ve Diyet
Medical Park Seyhan


                       ⚠️DİPNOTLARIM:
{❗️Toz Olarak Satilan Bütün Baharatlar da Tağşiş Var.}
•👨🏻‍⚕️Dr.Ümit Aktaş

Tağşiş, gıda güvenliği ve gıda güvencesi konuları ile birlikte değerlendirilmektedir ve 5996 Sayılı Kanun’un madde 3/63 ve 3/64’üne göre tanımları şöyledir;

  • Tağşiş: Bu kanun kapsamındaki ürünlere temel özelliğini veren öğelerin ve besin değerlerinin tamamının veya bir bölümünün mevzuata aykırı olarak çıkarılmasını veya miktarının değiştirilmesini veya aynı değeri taşımayan başka bir maddenin, o madde yerine aynı maddeymiş gibi katılmasını ifade eder.
❗️Ayrica Aroma olan hicbirseyi tüketmesinler.
Aroma demek kimyasal demek.!


Menopozda Düşen Östrojen Seviyesini Besinlerle Destekleyin

Menopozda Düşen Östrojen Seviyesini Besinlerle Destekleyin

Menopoz sürecinin ardından östrojen seviyesinin düşmesi ile kadınların birçok hastalığa yakalanma riski yükseliyor. Osteoporozis, kardiyovasküler hastalıklar, over ve kolon kanseri gibi rahatsızlıklara davetiye çıkaran hormon düşüklüğü, Fitoöstrojen kaynağı besinlerle engellenebiliyor.

Menopoz döneminde azalan östrojen hormonu, osteoporozis, kardiyovasküler hastalıklar, over ve kolon kanseri gibi rahatsızlıkların görülmesi sıklığında artışa neden oluyor. Vücutta yumurtalıklardan, böbreküstü bezlerinden salgılanan ve kemik yoğunluğunun korunmasına yardımcı olan östrojenin seviyeleri düştüğünde, menopozdan sonra osteoporoz riskini de artırıyor. Bu duruma çözüm olarak, bazı besinlerin yapısında doğal olarak bulunan, fitoöstrojen olarak adlandırılan bileşiklerin tüketilmesi öneriliyor. Söz konusu bileşikler, östrojen hormon salgısını olumlu yönde etkiliyor. Menopoz öncesi fitoöstrojen bakımından zengin gıdalarla beslenen kadınlarda; östradiol, progesteron, seks hormon bağlayıcı globülin (SHBG) düzeylerinde azalma, FSH (folikül stimüle eden hormon) ve LH (Lüteinleştirici hormon) da baskılanma gibi endokrin değişiklikler görülüyor. Bu da fitoöstojenlerin menopoz öncesi dönemde antiöstrojenik aktivitesini doğruladığını gösteriyor. 

Sağlıklı yaşam alanında uluslararası referans kurumlardan en güncel bilgileri kamuoyunun dikkatine sunan Sabri Ülker Vakfıfitoöstrojen kaynaklarının hangi besinlerde bulunduğunu şöyle özetliyor: 

Keten tohumu
Bitkiler arasında tohumu doğrudan tüketilen keten, iyi bir lignan kaynağı olup önemli bir fitoöstrojenik özelliğe sahip. Keten tohumu, lignan fitoöstrojenleri bakımından en zengin kaynaklar arasında yer alıyor. Ara öğünlerinizde yoğurda ilave ederek veya salatalarınıza ekleyerek, sabahları kahvaltılık gevreklere ilave edilerek yapısındaki fitoöstrojenlerden faydalanabilirsiniz.

Sarımsak 
Sarımsağa özel koku ve lezzetini veren kükürtlü bir uçucu yağ olan allisin, sarımsak dişleri ezildiğinde açığa çıkan insan sağlığı açısından çok önemli bir bileşik. Eski dönemlerden beri geleneksel olarak antiseptik, idrar arttırıcı, solucan düşürücü, iştah açıcı, tansiyon düşürücü, kalp damar hastalıklarından koruyucu, kolesterolü düşürücü, bakteriyal, viral, mantar enfeksiyonlarına karşı etkili, bağışıklık sistemini güçlendirici, antitümör ve antioksidan özelliklere sahip olduğu, bu etkinin taşıdığı allisinden kaynaklandığı biliniyor. Keskin kokulu bir bitki olan sarımsak, antioksidan özelliğinin yanı sıra iyi bir fitoöstrojen kaynağı. Sarımsağı yemeklerinize ilave ederek beslenmenizde fitoöstrojenlerin oranını artırabilirsiniz. 
 
Maydanoz
Maydanozun toprak üstü kısımlarının metanollü ekstraktlarında östrojenik aktivitenin incelendiği bir çalışmada soya izoflavonlarına eşit östrojenik aktivite gösterdiği belirtiliyor. Bununla birlikte, maydanozda pek çok biyoaktif bileşen bulunuyor. Fakat bu bileşiklerin hangisinin farmakolojik aktivitelerden sorumlu olduğuna dair deneylere ve çalışmalara ihtiyaç bulunmakta. Yüzde 85’i su olan maydanozun, kumarin ve flavonoid adı verilen fenolik bileşenlerin kaynağı. Yapısındaki bu fenolik bileşenler sayesinde fitoöstrojen alımınızı destekleyebilirsiniz.

Adaçayı

Halk arasında soğuk algınlığı, öksürük, faranjit, ağız içi iltihabı, diş eti iltihabı gibi hastalıkların tedavisindeki etkileri ile bilinen adaçayı aynı zamanda iyi bir fitoöstrojen kaynağı. Bunların yanı sıra, mercimek, kuru fasülye, soya fasülyesi, yulaf içeriğindeki lignan fitoöstrojenleri içeriyor. Adaçayı uçucu yağında bulunan monoterpenler terlemeyi önlediği için ateş basması şikâyeti olan kadınların adaçayı tüketmeleri öneriliyor. Bir grup post menopozal dönemdeki kadınla 8 hafta boyunca yapılan bir çalışmada, adaçayı tabletleri tüketen kadınların gece terlemesi, ateş basması ve diğer menopoz şikayetlerinin kontrol grubuna göre önemli azalmalar gösterdiği, böylece hormon replasman tedavisi alamayan kişiler için alternatif bir tedavi olarak değerlendirilebileceği belirtiliyor. Adaçayının geleneksel olarak postmenopozal semptomları düzelttiği bilinse de kemik kaybının azalmasını önleyip önlemediği hakkında çok az bilgi mevcut.  

       ⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️

Östrojen kadın vücudunda salgılanan ve adet döngüsünü düzenleyen hormonlardan biridir. Vücudun endokrin sistemi bu hormonun üretilmesinden sorumludur.

Ergenlikte östrojen, bir kadının göğüslerinin, koltuk altı kıllarının ve kasık kıllarının gelişiminde rol oynar. Bu hormon menopozdönemine kadar da kadının adet döngüsünde rol oynar.

Bir kadının menopoza girmesinden ve adet kanamasının durmasından önceki dönem olan perimenopoz sırasında, vücudundaki hormon seviyeleri dalgalanacak ve çeşitli semptomlara neden olacaktır.

Perimenopoz genellikle bir kadının 40’lı yaşlarında başlar ve menopoza kadar sürer. Perimenopoz belirtileri şunları içerir:

  • Sıcak basması
  • Göğüslerde hassaslaşma
  • Düşük cinsel dürtü
  • Yorgunluk
  • Adet düzensizliği
  • Dalgalı ruh hali

Fitoöstrojenler ve gıdalar

Fitoöstrojenlerin nasıl çalıştığını tam olarak anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır, çünkü onları yüksek seviyelerde tüketmenin herhangi bir sağlık riski taşıyıp taşımadığı net değildir. Bununla birlikte, bir kişi fitoöstrojen takviyeleri almıyorsa, zararlı düzeyde tüketmeleri pek olası değildir.

Bitki bazlı bir diyet yemenin sağlıklı olduğuna inanılır ve birçok bitkisel gıda fitoöstrojen içerir. Ancak, bir kişi, fitoöstrojen de dahil olmak üzere herhangi bir yeni takviye almaya başlamadan önce daima bir doktorla konuşmalıdır.

Kimi fitoöstrojen kaynakları

Aşağıdaki gıda grupları fitoöstrojenler açısından zengindir:

Kuruyemişler ve tohumlar

Meyveler

  • Elma
  • Havuç
  • Nar
  • Çilek ve çoğu orman meyvesi
  • Kızılcık
  • Üzüm

Sebzeler

Otlar

  • Kırmızı yonca
  • meyan kökü
  • şerbetçiotu

İçecekler

  • Kahve
  • Viski
  • Bira
  • Kırmızı şarap
  • Zeytinyağı
  • Yasemin yağı

Tahıllar

  • Yulaf
  • Arpa
  • Buğday

Sonuç

Fitoöstrojenler, vücuttaki östrojeni taklit eden bitki bazlı bileşiklerdir. Östrojen eksikliğinin neden olduğu semptomlar ve durumlarla mücadelede faydalı oldukları bulunmuştur. Bu, menopoz öncesi ve menopoz sonrası kadınlar için özellikle yararlı olabilir.


D3 vitaminiyağda çözünen bir vitamin olan D vitamininin bir formudur. Vücutta kalsiyum ve fosfor dengesini düzenleyerek kemik, kas ve diş sağlığı açısından kritik bir rol oynar. Aynı zamanda bağışıklık sisteminin desteklenmesine de yardımcı olur. 

magnezyum( kortizonu dusurur  ve k2 vitamini ekleyin

D3 vitamini başlıca yağlı balıklar (somon, ton balığı, sardalya), sığır karaciğeri, yumurta sarısı, tereyağı ve peynir gibi hayvansal kaynaklarda bulunur. Ayrıca mantar da D vitamini içerir ve D3 takviyeleri de etkili bir kaynaktır. Vücut, güneş ışığına maruz kaldığında da D3 vitamini sentezler.  

D3 vitamininin yer aldığı hayvansal gıdalar şöyledir:

  • Sığır karaciğeri
  • Morina karaciğeri yağı
  • Taze somon
  • Orkinos
  • Sardalya
  • Alabalık
  • Peynir, süt ve tereyağı
  • Yumurta sarısı

Kara Yılan Otu (Black Cohosh - Actaea racemosa)
"Kara yılan otu" olarak da bilinen Black Cohosh (bilimsel adı Actaea racemosa veya Cimicifuga racemosa), Kuzey Amerika'ya özgü, beyaz çiçekli, düğün çiçeği familyasına ait bir bitkidir. Geleneksel olarak Kızılderililer tarafından çeşitli tıbbi durumlar, özellikle de kadın sağlığı sorunları için kullanılmıştır.
  • Kullanım Alanları: Genellikle menopoz semptomlarını hafifletmek için kullanılır. Sıcak basmaları, gece terlemeleri, ruh hali değişimleri, sinirlilik ve vajinal kuruluk gibi şikayetlerin azaltılmasına yardımcı olabilir. 

Red Clover özütü ve markası adı verilen ürünler, menopoz veya astım semptomlarının tedavisinde önerilir.

Red Clover ( Kırmızı Yonca) Tarihi

Tarihsel olarak, Pagan döneminde kırmızı yonca, büyücülük ve kötü ruhlara karşı korunabileceği söylenmiştir. Geleneksel olarak, kırmızı yonca, bağışıklık sistemini desteklemek için olduğu gibi lenf akışını iyileştirmek için kullanılmıştır. Kızılderiler, yara ağrısına ve yanıklar için bir merhem olarak kullanmışlardır.

Kırmızı yonca otu ayrıca çeşitli ilaçları ve diğer tıbbi rahatsızlıkları tedavi etmek için uzun zamandır bitkisel ilaç uygulayıcıları tarafından kullanılmıştır. 19. yüzyılda, bir Amerikan gazetesi, bir kanser vakası için kırmızı yonca ekstresinin yararlılığını bildirmiştir.

Şifalı bitkilerin çiçek başları ve üst yaprakları, yeni açıldığında yaz aylarında hasat edilir. Bu şifalı preparatlarda şifalı bitki olarak kullanılır.

Kırmızı yonca otu, nötr olan ve çok fazla güneşe ihtiyaç duyan nemli ve iyi drene edilmiş topraklarda en iyi şekilde yetişir. Yol kenarlarında, hendeklerde, vb. yabani bir şekilde yetişmekte ve taze ekili arazilerde de iyi yetişmektedir.

Kırmızı yonca çok yıllık bir bitkidir ve esas olarak sığır otlatma için yemdir. Ancak, kırmızı yonca sağlık yararları nedeniyle, aynı zamanda insanlarda mastitis, kanser, solunum yolu hastalıkları, eklem ağrıları ve sedef hastalığı ve egzama gibi cilt sorunları gibi çeşitli koşulları tedavi etmek için bir ilaç olarak kullanılmıştır.

Red Clover ( Kırmızı Yonca) Nasıl Kullanılır Ve Kullanımı Nedir ?

Kırmızı Clover Ekstraksiyonu, günde bir kez alınan toplam 40 mg izoflavon veya günde 80 mg toplam iki dozluk olma eğilimindedir. Buna şu yollardan ulaşılabilir:

  • Saf izoflavonların tamamlanması (bu aralık 40-80 mg aralığında)
  • 500mg kapsül başına 40mg izoflavon veren Promensil gibi markalı ürünlerin tamamlanması (dolayısıyla ağırlıkça yaklaşık% 8 izoflavon) .
  • Belli bir özütleme tekniği olmadan yaklaşık 5 gram bitki. 

Genellikle diyetle izoflavonların (genellikle soya ait olduğu), sıcak kızarıklık belirtilerinin azalması ile ilişkili olduğu için bitki çayı olarak (çiçeklenerek kurutulmuş çiçek çiçeği olarak) veya menopoz semptomlarının takviyesi olarak satılma eğilimindedir ve biochanin A soy isoflavonlara dönüşebilir.

Bu bitkinin, geleneksel tıpta kullanılması bilinmiyor; ancak bu bitkinin üst kısımlarından yapılan çay, öksürük ve bronşit için bir çare olarak göründü.

Menopoz sonrası kadınlarda vajinal kuruluğu azalttığı ve karyopiknotik, keratinleşme ve bazal hücre olgunluk endeksi ile değerlendirildiğinde östrojenite sergilediği MF11RCE (Menoflavon  olarak da bilinir) olarak bilinen başka bir Kızıl Yonca izoflavon formülasyonu vardır. Kırmızı yonca izoflavlarına bağlı östrojenik (veya androjenik) etkiyi not eden çoğu çalışmada bu formülasyon kullanılıyor ve bunun tam nedeni ve bunun Promensil / Rimostil’den nasıl farklı olduğu iyi bilinmemektedir.  


Xxx


Fitoöstrojenlerin kolajen, su içeriği ve oksidatif stres üzerindeki yaşlanma karşıtı etkilerine ilişkin son gelişmeler

. 2019 Kasım

Cilt, vücuttaki en büyük organdır. Diğer tüm dokular gibi, yaşlanmayla birlikte dejeneratif süreçlere uğrar.

Cildin koruyucu işlevleri tehlikeye girer ve yaşlanma, bozulmuş yara iyileşmesi, saç dökülmesi, pigment değişiklikleri ve cilt kanseri ile ilişkilidir (Thornton,  ).

Cilt, hormonların hedef organıdır. Östrojenler cilt üzerinde derin bir etkiye sahiptir. 

Östrojenler, keratinositleri, fibroblastları, melanositleri, kıl köklerini ve yağ bezlerini hedef alarak cilt fizyolojisini önemli ölçüde düzenleyebilir ve anjiyogenezi, yara iyileşmesini ve bağışıklık tepkilerini iyileştirebilir (Thornton,  ). 

Kumarestrol, östrojen reseptörü bağlama özellikleri nedeniyle üreme sistemi üzerinde belirli yan etkilere sahiptir (Solak ve ark.,  ). 

Yaşlı kadınlarda bu etkiler kronolojik yaştan ziyade östrojen eksikliği dönemiyle ilişkilidir (Affinito vd.,  ; Brincat vd.,  ; Brincat vd.,  ). Östrojen yetersizliği ayrıca oksidatif strese karşı savunmayı da azaltır. Kolajendeki azalma cildin incelmesine, elastikiyetinin azalmasına, kırışmanın artmasına, kuruluğun artmasına ve damarlanmanın azalmasına neden olur (Thornton,  ). 

Fitoöstrojenler memeli östrojeni olan estradiole benzer kimyasal yapıya sahiptir (Rietjens, Sotoca, Vervoort ve Louisse,  ). 

Fitoöstrojenler, östrojen reseptörleri aracılığıyla cilt üzerinde yaşlanma karşıtı etki gösterir (Gopaul, Knaggs ve Lephart,  ). 

Fitoöstrojenler oksidatif strese karşı koruma gösterir. Cilt yaşlanması, östrojen, seçici östrojen reseptör modülatörleri ve fitoöstrojenlerin uygulanmasıyla önemli ölçüde geciktirilebilir (Thornton,  ).

Östrojen, cilt yaşlanmasında önemli bir role sahiptir. Perimenopozal yıllarda östrojen eksikliği cilt yaşlanmasını hızlandırabilir. Oksidatif stres insan fibroblastlarında prokollajen I sentezini azaltırken, östrojen prokollajen I sentezini önemli ölçüde artırır. 

Yaşlanma sürecinde iki tip kolajen değişimi vardır. Tip I kolajen yetişkin insan cildindeki baskın kolajen tipini temsil ederken, vücutta yaygın olarak dağılmış olan tip III kolajen ise fetal dokularda baskındır.

İlk kez, esas olarak tip III kolajendeki artış, östrojenin kolajen dokusu üzerindeki belirgin modülatör etkilerini göstermektedir (Schmidt, Binder,Demschik, Bieglmayer ve Reiner,  ). 

Östrojenin yaşlanan cildin tedavisinde etkili olduğu ve cilt yaşlanması semptomları olan premenopozal kadınlarda 6 aylık tedaviden sonra cilt elastikiyetinde ve kırışıklık derinliğinde iyileşme görüldüğü bildirilmiştir (Calleja-Agius, Brincat ve Borg,  ). 

⚠️Bazı bitkilerin östrojen benzeri etkileri ilk olarak 1927'de Loewe ve arkadaşları tarafından tanımlanmıştır. Fitoöstrojenler üç kategoriye ayrılır: izoflavonlar, kumestanlar ve lignanlar. Soya fasulyesindeki en önemli ve bol miktarda bulunan izoflavonlar, memeli östrojen molekülüne bazı benzerlikler gösteren ve soya fasulyesi, mercimek ve kırmızı yonca gibi bitkilerde bulunan jenistein ve daidzeindir. En önemli izoflavonlar jenistein ve daidesindir. 

 Kontrollü, açık Avrupa çok merkezli bir çalışmada, izoflavon (Novadiol) içeren bir kozmetik krem ​​preparatının etkisi incelenmiştir. Tedavi edilmeyen cilt bölgeleriyle karşılaştırıldığında, izoflavonlar kolajen sentezini etkileyerek ve enzimatik kolajen degradasyonunu azaltarak yüz kırışıklıklarını %22 ve cilt kaybını %24 oranında önemli ölçüde azalttı. Bu veriler, izoflavonların kırışıklıkları önemli ölçüde azaltabileceğini ve cildin klinik belirtilerini önemli ölçüde iyileştirebileceğini göstermektedir (Bayerl & Keil,  ; Sator,  ).

Vichy Neovadiol Gündüz Bakım Kremi 50 ML PNM Normal Karma

Kod : 15838 Barkod : 3337875774123

⏳Genistein (bir aglikon) içeren kozmetik kremler cilt kuruluğunu ve kırışıklıkları iyileştirmek için kullanılmıştır (Rona, Vailati ve Berardesca,  ). Araştırmacılar, genisteinin cilt yaşlanmasını geciktirme mekanizmasını araştırmış ve genisteinin deri altı VEGF ekspresyonunu indükleyerek ve ciltte TGF-β'yı artırarak cilt kolajeninin kalınlığını artırdığını bulmuşlardır.

Bir çalışma, soya fasulyesindeki en önemli ve bol miktarda bulunan izoflavonların, insan dermal fibroblastları tarafından in vitro kolajen ve HA üretimini uyardığını bulmuştur. Soya izoflavonu, HA ve HAS'ı artırarak cilt yaşlanmasını önemli ölçüde iyileştirmiştir. Bu bulgular, soya izoflavonunun cilt yaşlanmasını önleme potansiyelini göstermektedir (Bhattacharyya, Higgins, Sebastian ve Thomas,  ; Huang ve diğerleri,  ; Miyazaki ve diğerleri, ).

Son zamanlarda soya sütü ürünlerinin etkileri ve cilt üzerindeki yaşlanma karşıtı etkilerine daha fazla ilgi duyulmaktadır (Sudel ve ark.,  ; Varani, Kelley, Perone ve Lateef, ).

Fitoöstrojen açısından zengin soya fasulyesi bileşeni, cildin nem içeriğini iyileştirerek cilt yaşlanmasını geciktirebilir (Bhattacharyya ve ark.,  ).

Soya fasulyesi ve fermente soya gıdalarında bulunan ana izoflavon olan genistein, antioksidan özellikleri nedeniyle cilt için umut vadeden bir yaşlanma karşıtı ve antikarsinojenik maddedir. Menopoz sonrası cilt yaşlanmasını önlemek için topikal kullanım önerilmiştir (Jurzak & Adamczyk,  ; Polito vd.,  ; Wang vd.,  ). 

Daidzein, geniş besin değerine sahip bir izoflavondur ve esas olarak soya bitkilerinden elde edilir. İnsan hormonu östrojene yapısal benzerliği nedeniyle fitoöstrojen olarak da adlandırılır. Daidzeinin kanser, kardiyovasküler hastalık, diyabet, osteoporoz, cilt hastalığı ve nörodejeneratif hastalık gibi çeşitli hastalıkların önlenmesinde ve tedavisinde önemli bir rol oynadığı bildirilmiştir. 

Equol, beyaz lahanada bulunur ve daidzeinin dönüştürülmesi yoluyla insan ve hayvanların bağırsak florası tarafından üretilir (Hounsome, Hounsome, Tomos ve Edwards-Jones,  ; Setchell ve ark.,  ). Equol, güçlü antioksidan aktivitesi ve yaşa bağlı hastalıkların tedavisinde etkileri olan benzersiz moleküler ve biyokimyasal haberci özellikleri nedeniyle son zamanlarda araştırmacıların ilgisini çekmiştir (Rufer ve Kulling,  ; Setchell ve ark.,  ). 

İnsan cildi, resveratrolün etki edebileceği büyük miktarda ERβ'ye sahiptir. Araştırmacılar, resveratrolün TIMP1'i uyararak kolajen ve elastin üretimini artırabildiğini ve MMP'leri engelleyebildiğini, böylece kolajenin ayrışmasını engellediğini ve yaşlanma karşıtı etkisini gösterdiğini bulmuşlardır (Giardina ve ark.,  ; Lephart,  ). 

Kırmızı yonca gibi yüksek düzeyde izoflavon içeren bitki özleri, menopoz semptomlarını azaltmak için kullanılmış ve sağlıklı kadınlarda kemik kaybını azalttığı gösterilmiştir. Clara Circosta ve arkadaşları, kırmızı yonca izoflavonlarının cilt yaşlanması üzerindeki etkilerini araştırmışlardır. Bu bulgular, kırmızı yonca izoflavonlarının östrojen yoksunluğunun neden olduğu cilt yaşlanmasına karşı etkili bir tedavi olduğunu göstermektedir (Circosta, De Pasquale, Palumbo, Samperi ve Occhiuto,  ).

Kırmızı şaraptan elde edilen bir antioksidan polifenol olan resveratrol, benzersiz yaşlanma karşıtı özellikleri nedeniyle son yıllarda yoğun ilgi görmektedir. 

Östrojen benzeri etkilere sahip olan 10 bitkisel öz Pueraria candollei var. mirifica , Linum usitatissimum , Glycine max , Curcuma aeruginosa , Cissus quadrangularis , Tadehagi godefroyanum , Curcuma comosa , Butea superba , Trigonella foenum-graecum ve Punica granatum'dur . Araştırmacılar bu bitkisel özlerin antioksidan aktiviteleri yoluyla hücreleri oksidatif stres hasarından koruyabileceğini bulmuşlardır. Özetle, fitoöstrojenler hücreleri oksidatif stres kaynaklı hücre ölümünden korur.

🔰Bu çalışma, Çin Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı'ndan (81803862) alınan bir hibe, Çin Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı'ndan (81373789) alınan bir hibe.

Han Zhang, E-posta: zhanghan0023@126.com.

Zhi-dong Liu, E-posta: liuzhidong@tjutcm.edu.cn. 


https://youtu.be/Z9Hex6mLniE?si=2wE9cT3IWab2P3Sq       


(Bitkisel östrojen bulunan gıdalar; ceviz, maydonoz, keten tohumu.)

Doğal progesteron nereden alınır? 

5-Baklagiller (Nohut, Barbunya, Börülce, Mercimek) 6-Tam Tahıllar7-Çiğ Kuruyemişler (Kabak Çekirdeği, Ayçiçek Çekirdeği, Ceviz, Badem, Kaju) 8-Muz

Progesteron kremi, menopoz semptomları ve adet düzensizlikleri gibi hormonal dengesizlikleri gidermeye yardımcı olmak için kullanılan, biyo-özdeş progesteron içeren topikal bir tedavi yöntemidir. Hormonun cilt yoluyla emilerek kan dolaşımına geçmesini sağlar. 

Tam spektrum aydınlatma nedir?

Tam spektrum, bitki ve hayvanlar için yararlı tüm dalga boylarını kapsayan aydınlatma çeşididir. Güneş ışığının dünyaya ulaşan kısmı zamana, enleme ve atmosferik koşullara göre değişse de güneş ışığı tam spektrum olarak kabul edilir.

Mavi isik engelleme gözlüğü nedir?

Dijital Göz Yorgunluğunu Azaltmak: Mavi ışık gözlüğü, ekranlardan gelen parlama ve yansımaları azaltarak gözün daha rahat odaklanmasını sağlar. Bu durum, göz yorgunluğu, baş ağrısı ve göz kuruluğu gibi semptomları önemli ölçüde hafifletebilir.




https://www.youtube.com/watch?v=kslcD4r5tgI



XXXXXXX

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Selam 🙋🏼‍♀️Hallo
*Hemsire (1-2-3-/∞) &Otodidaktik Araştırmaci Yazar.
Cahil bilmenin,Alim anlamanin pesindedir.-S.O