''Lahm e hinzir'' = Domuz
Amerikan bilim insanları, domuzdan insana organ naklinde önemli engellerden birini aşmayı başardı. Domuz DNA'sında insanı enfekte eden 25 retrovirüsü bulundurmayan domuz yavruları klonlandı.
12.08.2017 - 14:44
Organ nakli söz konusu olduğunda, domuzun genetik kodunda yer alan ve insan dokularını enfekte eden 25 endojen retrovirüs büyük sorun teşkil ediyor. Amerikan bilim insanları, domuzdan insana organ naklinde sorun yaratan bu 25 virüsü temizlemeyi başardı.
Science dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, Massachusetts merkezli eGenesis adlı firmadan bilim insanları gen değiştirme teknolojisiyle bu retrovirüsleri içermeyen bir domuz yavruları klonladı.
Araştırmacılara göre, bu başarı, insanların domuz retrovirüsüyle enfekte olma riski bulunmaksızın, domuzdan insana organ naklinin yolunu açmada yardımcı olabilir. Ancak yine de bazı zorluklar bulunuyor.
ORGAN BÜYÜKLÜĞÜ BENZER
Organ naklinden başka tedavi imkanı bulunmayan rahatsızlıklarda domuzdan organ nakli önemli bir fırsat olarak görülüyor. Organ transferinde yeterince insan organı bulunamaması, araştırmacıları hayvanlar üzerinde deneylere yöneltmişti.
Domuzlar organ büyüklükleri insanınkine benzer olduğu için önemli bir organ kaynağı olarak görülüyor. Bilim insanları özellikle domuzlardan kalp, böbrek, karaciğer ve akciğer transferine odaklanıyor.
United Network for Organ Sharing adlı kuruluşun verilerine göre, ABD'de her gün ortalama 20 insan organ nakli beklerken hayatını kaybediyor.
Massachusetts merkezli eGenesis adlı firmadan araştırmacılar yaptıkları bu son çalışmada, CRISPR yani bir çeşit moleküler makas olarak işlev gören ve gendeki istenmeyen bölümleri kesen teknolojiden yararlandı.
Bilim insanları, sorunlu retrovirüsleri içermeyen domuz genleri yarattı ve daha sonra domuz embriyosu oluşturmak için klonlama tekniğini kullandı. Embriyolar normal domuzlara aktarıldı ve anne domuzlar daha sonra klonlanmış yavruları dünyaya getirdi.
Retrovirüssüz dünyaya gelen klonlar uzun süreli etkileri görmek için gözlem altına tutulacak.
eGenesis kurucularından Luhan Yang, "Bu araştırma türler arası virüs aktarımındaki güvenlik endişeleri açısından önemli bir ilerleme teşkil ediyor" dedi.
eGenesis bilim insanları şu anda, organ nakli yapıldığında, insan hastaların bağışıklık sisteminin reddetmeyeceği domuz organları oluşturma konusunda çalışıyor.
Science dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, Massachusetts merkezli eGenesis adlı firmadan bilim insanları gen değiştirme teknolojisiyle bu retrovirüsleri içermeyen bir domuz yavruları klonladı.
Araştırmacılara göre, bu başarı, insanların domuz retrovirüsüyle enfekte olma riski bulunmaksızın, domuzdan insana organ naklinin yolunu açmada yardımcı olabilir. Ancak yine de bazı zorluklar bulunuyor.
ORGAN BÜYÜKLÜĞÜ BENZER
Organ naklinden başka tedavi imkanı bulunmayan rahatsızlıklarda domuzdan organ nakli önemli bir fırsat olarak görülüyor. Organ transferinde yeterince insan organı bulunamaması, araştırmacıları hayvanlar üzerinde deneylere yöneltmişti.
Domuzlar organ büyüklükleri insanınkine benzer olduğu için önemli bir organ kaynağı olarak görülüyor. Bilim insanları özellikle domuzlardan kalp, böbrek, karaciğer ve akciğer transferine odaklanıyor.
United Network for Organ Sharing adlı kuruluşun verilerine göre, ABD'de her gün ortalama 20 insan organ nakli beklerken hayatını kaybediyor.
Massachusetts merkezli eGenesis adlı firmadan araştırmacılar yaptıkları bu son çalışmada, CRISPR yani bir çeşit moleküler makas olarak işlev gören ve gendeki istenmeyen bölümleri kesen teknolojiden yararlandı.
Bilim insanları, sorunlu retrovirüsleri içermeyen domuz genleri yarattı ve daha sonra domuz embriyosu oluşturmak için klonlama tekniğini kullandı. Embriyolar normal domuzlara aktarıldı ve anne domuzlar daha sonra klonlanmış yavruları dünyaya getirdi.
Retrovirüssüz dünyaya gelen klonlar uzun süreli etkileri görmek için gözlem altına tutulacak.
eGenesis kurucularından Luhan Yang, "Bu araştırma türler arası virüs aktarımındaki güvenlik endişeleri açısından önemli bir ilerleme teşkil ediyor" dedi.
eGenesis bilim insanları şu anda, organ nakli yapıldığında, insan hastaların bağışıklık sisteminin reddetmeyeceği domuz organları oluşturma konusunda çalışıyor.
######
22.11.2025 bana ögreten Allah'ima hamd olsun.
INEKLER; ruminantlar (geviş getirenler); evrim sürecinde bitkilerdeki enerjiyi tam bir şekilde özümseyebilecek konumda evrimleşip dört mideli yapıya dönüştüler.
Geviş getiren hayvanların midesi dört farklı bölmeden oluşurken (rumen, retikulum, omasum ve abomasum), domuzların midesi tek bir kompartımandan oluşur, ancak anatomik olarak dört farklı bölgeye ayrılmıştır:
Domuzun sindirimi oldukça hızlıdır. Domuzlar, tek mideli (monogastrik) ve hepçil (hem etçil hem otçul) hayvanlardır.
- Tek odacıklı mide: Domuzlar, sığır gibi geviş getiren hayvanlarda olduğu gibi birden fazla mideli bir sisteme sahip değildir, bu da sindirimin daha hızlı olmasına katkıda bulunabilir.
- Omnivor beslenme: Domuzlar böceklerden bitkilere kadar geniş bir yelpazede beslendikleri için, sindirim sistemleri besinleri hızlıca ayrıştıracak şekilde adapte olmuştur.
- Sindirim sistemi yapısı: Domuzların mide ve bağırsak sistemleri, sindirimi etkin bir şekilde gerçekleştirmek için özelleşmiştir. Özellikle kutan mukoza gibi mide duvarı yapılarının çeşitliliği, sindirim sürecini destekler.
Bu hızlı sindirim, domuzun yediği besinlerin vücuttan daha çabuk geçmesine neden olur. Bu durum, domuz etinin bazı kültürlerde ve dinlerde (İslamiyet gibi) haram kabul edilmesinin nedenlerinden biri olarak da gösterilir, zira sindirim hızının düşüklüğünden dolayı zararlı maddelerin ete daha kolay karışabildiği düşünülür.
Sağlık açısından ise domuz etinde bulunabilecek parazitler (örneğin trişin ve tenya) ve hijyenle ilgili riskler tarih boyunca bu yasağın hikmetleri arasında gösterilmiştir.
Domuzların midesi, tek odacıklı bir yapıya sahiptir ve bu yapı, ruminant hayvanlardan farklıdır. Ruminant (geviş getirenler) hayvanların işkembesi gibi gıdaları fermente etme yetisine sahip olmayan domuz midesi, besinleri doğrudan mideye gönderir ve burada pepsin ve hidroklorik asit gibi sindirim enzimleri ve asitleri salgılayarak sindirim sürecini başlatır
Bu tek odacıklı yapı, domuzların hem bitkisel hem de hayvansal maddeleri tüketebilen hepçil (omnivor) beslenme alışkanlıklarına uygundur.
Tavukların tek bir midesi yoktur; sindirim sistemi, memelilerden farklı olarak, iki ana bölümden oluşan özelleşmiş bir yapıya sahiptir:
- Bezel mide (Proventrikulus): Burası, sindirim enzimlerinin ve hidroklorik asidin salgılandığı, kimyasal sindirimin başladığı organdır.
- Taşlık (Ventrikulus veya Gizzard): Burası da kaslı bir yapıya sahip olan, mekanik sindirimin gerçekleştiği bölümdür. Tavuklar, dişleri olmadığı için yedikleri besinleri (bazen küçük taşlar veya kumlarla birlikte) burada öğütürler.
Bu iki bölüm birlikte "mide" işlevi görse de, yapısal ve işlevsel olarak ayrı odalardır. Geviş getiren hayvanların midesi (örneğin ineklerde) dört odadan oluşurken, tavukların midesi bu iki odacıktan ibarettir.
"Bizatihi" kelimesi, "bizzat, kendiliğinden, bizzat kendisi" gibi anlamlara gelir
- "Bizatihi": Bu kelime, "kendi özünde, kendisi" anlamına gelir.
- "Necis": Bu kelime ise "pis, kirli" anlamına gelir.
https://www.facebook.com/ebubekir.sofuogluu/videos/1450-sene-öncesinden-tıbbın-bu-denli-gelişmediğini-o-dönemde-domuzun-zararını-bi/8047397105387048/
XVI. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde anatomi önemini korumuş, bu devrin hekimlerinden Dâvûd-i Antâkî yazdığı tıp eserlerinde insanın vücut yapısını kuş gibi bazı hayvanların yapısıyla karşılaştırmalı biçimde anlatmıştır.
XXXXXXX

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Selam 🙋🏼♀️Hallo
*Hemsire (1-2-3-/∞) &Otodidaktik Araştırmaci Yazar.
Cahil bilmenin,Alim anlamanin pesindedir.-S.O