5 Ocak 2024 Cuma

Kahkaha&Aglamak; hastalıklari azalttıyor


Kahkaha, Türleri ve Etkileri

“Kahkaha, insanlarda ve diğer bazı primat türlerinde görülen, ritmik, genellikle sesli, diyafram ve diğer bazı solunum sistemi elemanlarından oluşan fiziksel bir tepkidir.” 

Güney Kore’deki Sahmyook Üniversitesinden JongEun Yim’in yapmış olduğu sınıflandırmaya göre kahkahanın 5 ana türü vardır. Bunlar: kendiliğinden kahkaha (Spontaneous laughter), yapmacık kahkaha (Simulated laughter), uyarılmış kahkaha (Stimulated laughter), teşvik edilmiş kahkaha (Induced laughter) ve patolojik kahkahadır (Pathologic laughter). 

Kendiliğinden kahkaha, farklı uyaranlara karşı kişinin isteği dışında gelişen kahkahadır. Yapmacık kahkaha, kişinin kendi kendini tetikleyerek özel bir sebep olmadan attığı kahkahadır. Uyarılmış kahkaha, fiziksel temasa veya reflekse bağlı olan kahkahadır. Teşvik edilmiş kahkaha, bazı ilaçların veya maddelerin tesiriyle oluşan kahkahadır. Son olarak patolojik kahkaha ise merkezî sinir sistemindeki hasarlara veya bazı psikiyatrik hastalıklara bağlı oluşan kahkahadır.  Örneğin, bir komedi filmi izlerken atılan kahkaha “kendiliğinden” kahkahadır. Birinin gıdıklaması sonucu atılan kahkaha “uyarılmış” kahkahadır.

Kahkahanın insanlar üzerinde fizyolojik ve psikolojik etkileri vardır. Ramon Mora-Ripoll’un yayımlanan bir makalesine göre kahkahanın fizyolojik faydaları: kasları çalıştırıp rahatlatması, solunumu ve dolaşımı iyileştirmesi, stres hormonlarının düzeyini düşürmesi, bağışıklık sisteminin gücünü artırması, acı eşiğini ve acıya dayanımını artırması ve zihinsel işlevleri güçlendirmesi olarak özetlenebilir. 

Kahkahanın psikolojik faydaları ise yine aynı makaleye göre: stresi, endişeyi ve gerginliği azaltması, depresyonun belirtilerine karşı koyması; ruh hâlini iyileştirmesi, öz güveni, umudu, enerjiyi ve canlılığı artırması; hafızayı, yaratıcı düşünmeyi ve problem çözme yetisini geliştirmesi; kişiler arası ilişkileri, cazibeyi ve yakınlığı artırması; arkadaş canlılığını, yardımseverliği, grup kimliği edinme becerisini, dayanışmayı ve bağlılığı artırması; iyilik hâlini sağlaması; yaşam kalitesini iyileştirmesi; neşeyi daha yoğun kılması şeklinde özetlenebilir. Yazarın da söylediği şekliyle, “Kahkahanın psikolojik etkileri fizyolojik etkilerine göre daha geniş olup psikolojik etkilere kanıtlar da daha sağlamdır.” 

Kahkaha Terapisi ve Bilimsel Geçerliliği

Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü tanımına göre kahkaha terapisi veya kahkaha yogası, mizahı kullanarak ağrıyı ve stresi azaltıp kişinin iyi olduğunu hissetmesini sağlayacak bir yöntemdir. Kahkaha terapisi; kahkaha egzersizlerini, palyaçoları, komedi filmlerini, oyunları ve yapbozları içerir. 

Sağaltıcı etkisi olan esas kahkaha türleri kendiliğinden ve yapmacık kahkahadır, bununla birlikte uyarılmış kahkahanın da az da olsa sağaltıcı etkisi bulunmaktadır. 

Kahkaha terapisinin kimi hastalıklar üzerine etkisi test edilmektedir. Kimi durumlar ve hastalıklardan bazıları ve bunların kahkaha terapileri ile ilişkileri aşağıda incelenecektir.

Stres ve Kahkaha Terapisi

Almanya’daki Constance Üniversitesi Psikoloji Bölümünden Maria Meier ve çalışma arkadaşlarının 2021’de The International Journal on the Biology of Stress dergisinde yayımladığı ve 35 kişi ile yapılan çalışmanın sonuçlarına göre kahkaha yogası, stresli bir durumun kişiler tarafından nasıl algılandığını değiştirmeden duruma tepki olarak salgılanan stres hormonu seviyesini düşürüyor.

Yazarlar, “Bu nedenle kahkaha yogası geleneksel stres azaltma müdahalelerine ucuz ve kolay uygulanabilir bir eklenti olabilir.” sonucuna varıyorlar. 

2.2. Tip 2 Diyabet ve Kahkaha Terapisi

Sağlıklı bireylerde öğün esnasında ve sonrasında “insülin” hormonu salgılanır.  Vücutta yeterli insülin yoksa veya vücut insüline yeterince cevap veremezse glikoz olması gerektiğinden daha fazla yükselir. Bu durum tip 2 diyabet olarak tanımlanır. 

Slovenya’daki Maribor Üniversitesi Klinik Merkezi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalından Miro Čokolič ve çalışma arkadaşları 2013’te Diabetologia Croatica dergisinde bir çalışma yayımladı. 211 kişi ile yapılan bu çalışmada araştırmacılar, tip 2 diyabet hastalarına öğün sonrası kahkaha terapisi uygulamanın etkisi olup olmadığını test etti. Araştırma sonucuna göre kahkaha terapisi, tip 2 diyabet hastalarında öğün sonrası glikoz seviyesinin olması gerekenden fazla artmasını önlüyordu.  Benzer bir çalışma Japonya Tsukuba Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalından Keiko Hayashi ve çalışma arkadaşları tarafından insülin tedavisi görmeyen 19 tip 2 diyabet hastası ile yapıldı. Daha az katılımcı ile yapılan bu çalışmada ise hastalar yine öğün sonrası “manzai”ye katıldılar. Araştırma sonucuna göre öğün sonrası glikoz seviyesinin aşırı artışı anlamlı ölçüde baskılandı. 

2.3. Kalp ve Damar Sağlığı ve Kahkaha Terapisi

Kei Hayashi ve çalışma arkadaşları, Japonya’daki 65 yaş üstü 20.934 kişi üzerinde günlük yaşamda kahkaha sıklığı ile kalp ve damar sağlığı arasındaki ilişkinin kesitsel çözümlemesini yaptılar. Araştırma sonucuna göre inme veya yüksek tansiyon teşhisi koyulan hastaların kahkaha sıklığının daha seyrek olduğu tespit edilmiştir. Yapılan araştırma kahkaha yogası hakkında bir bilgi içermemektedir. Bu ve benzeri araştırmalarda sadece kahkaha sıklığının etkisi araştırılmıştır. Dolayısıyla kahkaha terapisinin kalp ve damar sağlığı üzerine etkilerinin de araştırılması gerekmektedir.  

2.4. Kanser ve Kahkaha Terapisi

Japonya, Osaka Uluslararası Kanser Enstitüsünden Toshitaka Morishima ve çalışma arkadaşları kahkaha yogasının kanserli hastaların hayat kalitesi üzerindeki etkisini inceledi. Sonuçları PLOS One dergisinde yayımlanan ve 56 kişi üzerinde yapılan çalışmada kahkaha terapisi uygulanan kanser hastalarının, kontrol grubuna nazaran bilişsel işlevlerinin daha iyi olduğu ve daha az ağrı duydukları gösterildi. 

Yazarlar, “Kahkaha terapisinin çok az zararlı yan etkisi olduğundan yararlı etkileri hafif olsa bile kanser hastaları için tamamlayıcı bir terapi olarak uygulanabileceğini öneriyoruz.” diyerek sonuçlandırıyor. 

Dolayısıyla yukarıda verilen araştırmalar ve daha nicesi kahkaha terapisinin tıbbi tedaviye ilave olarak destekleyici bir tedavi yolu olabileceğini göstermektedir.

Dr. Ramon Mora-Ripoll’un da belirttiği gibi: “Kanıta dayalı ‘kahkaha tıbbının’ sağlık hizmetleri topluluğu tarafından geniş çapta desteklenebilmesi için bu iddialara ilişkin bilimsel verilerin iyi bir şekilde belgelenmesi gerekir.” 

Kahkaha Terapisi Nasıl Uygulanır?


Yukarıdaki paragraflarda açıklanmış olduğu gibi kahkaha terapisi; oyunları, egzersizleri ve filmleri içerebilir. 

Healthline’ın makalesine göre “Kahkaha yogası genellikle bir kulüp veya atölye gibi bir grup ortamında uygulanır ve eğitimli bir kahkaha yogası eğitmeni tarafından yönetilir. Bu eğitmen, katılımcılara keyif vermek ve kahkahayı teşvik etmek için çeşitli egzersizlerle koçluk yapar.” 

Bahsi geçen egzersizlerin ne olduğuna bakacak olursakMumbai’de tıp doktoru olan Dr. Madan Kataria’nın kurmuş olduğu Laughter Yoga International’a göre kahkaha, grup içinde bir vücut egzersizi olarak başlıyor; göz teması ve çocuksu oyunculuklarla bu kısa zamanda gerçek ve bulaşıcı kahkahaya dönüşüyor.

Dr. Kataria’nın kitabı Laugh for No Reason’da yazdığı üzere herkes göz teması kurmuşken, ritim tutarak eğitmenin başlama emriyle kahkaha atmaya başlar. Daha sonra bu kahkaha yogası; alkışlama ve ısınma egzersizleri, derin nefes egzersizleri, çocuksu oyunculuklar ve kahkaha egzersizleri ile 4 temel adıma ayrılır.

HASTALARA KOMEDİ PROGRAMLARI İZLETİLDİ

Araştırmacılar hastaların vücudundaki interlökin (IL)-6, IL-10, tümör nekroz faktörü (TNF)-alfa, vasküler hücre adezyon molekülü (VCAM) ve hücrelerarası adezyon molekülü (ICAM) gibi inflamasyon göstergesi niteliğindeki moleküllerin seviyelerini de ölçtü.

Hastaların 13'ü, her hafta kendi seçtikleri iki TV komedi programını izleyerek kahkaha terapisi uygulanan gruba atandı.

Bilim insanları, diğer 13 hastanın kontrol grubu işlevi gördüğünü ve "nötr belgeseller" izlediğini belirtti.

Araştırmacılar bu çalışmanın koroner arter hastalarına kahkaha tedavisi uygulanarak gerçekleştirilen rehabilitasyonun etkisini değerlendiren ilk kontrollü klinik çalışma olduğunu söyledi.

Çalışma, vücudun maksimum oksijen alımında artış yaşandığını ve doku işlevinin yanı sıra vücuttaki inflamasyon işaretlerinde de iyileşmeler olduğunu ortaya koydu.

Yeni bulgular iyice kahkaha atılarak geçirilen bir sürenin vücutta, stresi ve inflamasyonu azaltarak kalp ve damarları rahatlatan bir hormon olan endorfinin salgılanmasını sağladığını gösteren önceki araştırmalarla örtüşüyor.

Kahkaha, hekimlerin ve hastane çalışanlarının yaşadığı sorunlar için özellikle de düşük maliyeti ve muhtemel zararların azlığı düşünüldüğünde çok uygun bir çözüm yolu olabilir. Harvard Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalında Öğretim Görevlisi Dr. Natalie Dattilo’nun da belirttiği gibi: “Beynin zevk/ödül merkezlerini düzenli olarak etkinleştirmediğinizde, bunlar devre dışı kalır. Bu nedenle, iyi hissetmek için iyi hissetmenin pratiğini yapmalıyız ve kahkaha, bunu yapmanın en uygun maliyetli yollarından biridir.” 

Geleneksel Japon kültüründen gelen bir komedi türüdür.

 Kaynak
[1] Yim, J. (2016). Therapeutic benefits of laughter in mental health: A theoretical review. The Tohoku Journal of Experimental Medicine, 239(3), 243–249.[2] Mora-Ripoll, R. (2010). The therapeutic value of laughter in medicine. Alternative Therapies in Health and Medicine, 16(6), 56–64.[3] National Cancer Institute Dictionary of Cancer Terms. (2011, February 2). Laughter therapy. NCI.[4] Meier, M., Wirz, L., Dickinson, P., & Pruessner, J. C. (2021). Laughter yoga reduces the cortisol response to acute stress in healthy individuals. Stress (Amsterdam, Netherlands), 24(1), 44–52.[5] American Diabetes Association. (n.d.). Insulin basics. Diabetes.[6] UpToDate. (2022). Type 2 diabetes overview: Beyond the basics.[7] Cokolic, M., Herodez, Š. S., Sternad, S., & Krebs, S. (2013). The inhibitory effect of laughter yoga on the increase in postprandial blood glucose in type 2 diabetic patients. Diabetologia Croatica, 42(2), 54–58.[8] Hayashi, K., Hayashi, T., Iwanaga, S., Kawai, K., Ishii, H., Shoji, S., & Murakami, K. (2003). Laughter lowered the increase in postprandial blood glucose. Diabetes Care, 26(5), 1651–1652.[9] Hayashi, Kei, Kawachi, I., Ohira, T., Kondo, K., Shirai, K., & Kondo, N. (2016). Laughter is the best medicine? A cross-sectional study of cardiovascular disease among older Japanese adults. Journal of Epidemiology, 26(10), 546–552.[10] Davidson, K. (2021, January 8). Laughing yoga: What is it and does it work? Healthline.[11] International Laughter Yoga. (n.d.). About laughter yoga. Laugtheryoga.[12] Kataria, M. (2005). Laugh for No Reason. Madhuri International.[13] Powell, A. (2023, January 25). A laugh a day keeps the doctor away?. Harvard Gazette.



https://gelecekbilimde.net/kahkaha-terapisi-yogasi/ 


                                                       ####################



Gülmek ve kahkaha atmak insanların sadece ruh halini iyileştirmekle kalmıyor, aynı zamanda fiziksel ve zihinsel sağlığın üzerinde de olumlu bir etki yaratıyor. Bu konuda araştırmalar yapıldığını belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Çetin Gül, gülmek ve kahkaha atmanın kardiyovasküler hastalıklar, kalp krizi ve felç riskini azalttığının ortaya çıktığını söyledi.

Depresyona, uykusuzluğa, bunamaya bağlı semptomlara iyi geldiği, bağışıklık sistemine, insülin duyarlılığına olumlu katkı yaptığına dair bulguların yanı sıra kahkahayla gülmenin koroner kalp hastalarında olumlu etkilerini rapor eden, bir nevi “kalp koruyucu” etkisi olduğunu öne süren araştırmalar mevcut.

Türünün ilk örneği niteliğindeki yeni bir çalışma, kahkahanın özellikle kalp hastaları için gerçekten de iyi bir ilaç olabileceğini gösterdi.

Avrupa Kardiyoloji Derneği'nin Amsterdam'da düzenlenen yıllık toplantısında sunulan ve henüz hakem değerlendirmesinden geçmeyen araştırmaya göre kahkaha terapisi kalp, akciğer, atardamar ve toplardamarları içeren dolaşım sisteminin işlevsel kapasitesini artırabiliyor.

Gülmek ve kahkaha atma durumunun kalp üzerindeki etkisine ilişkin açıklamada bulunan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Çetin Gül, yapılan araştırmalar sonucu gülmek ve kahkaha sonucu mutluluk hormonlarının artığından dolayı kardiyovasküler hastalık, kalp krizi ve felç riskinde azalma görüldüğünün ortaya çıktığını söyledi.

"Vücuttaki fizyolojik değişikliklerin bilinmesi gerek"

Gülme sırasında öncelikle vücuttaki fizyolojik değişikliklerin bilinmesi gerektiğini söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Çetin Gül, "İnsanlar güldüğünde veya kahkaha attığında stres ve stres hormonları dediğimiz kortizon, adrenalin, dopomin gibi hormonlar azalmaktadır. Mutluluk hormonu dediğimiz hemdorfin hormonu artmaktadır. Kan basıncı-tansiyon, kan şekeri düşer, bağışıklık artar, ağrıya dayanıklılık artar, depresyon azalır. Sonuçta tüm bunlardan dolayı kardiyovasküler hastalık riskinde, kalp krizi riskinde azalma, felç riskinde azalma, kronik akciğer hastalığı ve astım hastalarında da oksijen isteğinde azalma dikkati çekmektedir. Bunları klinik olarak gösteren Avrupa Kardiyoloji Derneği'nin toplantısında sunulan ve Brezilya'da yapılan bir çalışma örneği gösterilmiştir" ifadelerine yer verdi.

"Hastalar iki gruba ayrılıp çalışma yapılmış"

Belli sayıda hastanın iki gruba ayrılarak bir çalışma yapıldığını belirten Uzman Dr. Gül, "Bir

grup hastaya 3-4 hafta boyunca siyasi içerikli yayınlar, belgesel tarzı yayınlar, yağmur ormanları gibi yayınlar izletilmiştir. Bir grup hastaya da sürekli komedi filmleri ve komedi programları izletilmiş, gülmeleri ve kahkaha atmaları sağlanmış. Aylar sonra iki grup arasında yapılan fizyolojik testlerde, kalp ve damar sistemine yönelik yapılan testlerde komedi izleyen ve gülüp kahkaha atan grupta kalbin oksijen pompalamasının yüzde 10 daha yüksek olduğu görülmüş. Bu da gülmek ve kahkaha atmanın kardiyovasküler hastalık riskinde, kalp krizi riskinde, felç riskinde azalma yaptığının bir ön çalışması olarak görülmüş" ifadelerine yer verdi.

"Kalıplaşmış deyimlerin anlamı var"

Türk toplumundaki bazı kalıplaşmış deyimler olduğuna değinen Uzman. Dr. Gül, "Tüm bunlar dışında bazen Türk toplumunda "gülmekten öldüm", "gülmekten bayıldım" "gülmekten yarıldım" yada "gülmekten altıma işedim" gibi bazı deyimler vardır. Bunlar da bazen nefesimiz tıkanacak kadar aşırı derecede katılarak yada kahkaha atarak gülmenin zararlı olabileceğini gösteren terimler aslında" dedi.

Bu deyimlerin hepsinin bir anlamı olduğunu söyleyen Uzman. Dr. Gül, halk arasında yaygın olarak kullanılan 'Gülmekten Bayıldım' deyiminin gülme krizinde aniden tansiyon düşmesiyle birlikte beyine az kan gittiği için geçici bilinç kaybı ve bayılma yaşanabileceği anlamına geldiğini aktardı.

aşırı derecede gülme krizi sırasında kalp ritim bozukluğu ve ani kalp krizi nedeniyle ölümler görüldüğünü söyleyen Uzman Dr. Gül, bu duruma da ' Gülmekten öldüm' deyiminin yakıştırıldığını belirtti.

Aşırı gülme sırasında idrar yollarındaki kaslarda gevşeme olduğundan idrar kaçırma yaşanabildiğini belirten Uzman. Dr. Gül, bunun da 'Gülmekten altıma işedim' deyimi ile tanımlandığını aktardı.

Yoğun gülme krizi sırasında kalbin yırtıldığının bile gözlendiğini söyleyen Uzman Dr. Gül, buna da eskiden beri 'Gülmekten yarıldım' deyiminin yakıştırıldığını ifade etti.

  • Aşırı Gülmenin Etkileri: Çok yoğun bir gülme krizi sırasında, solunum düzeni geçici olarak değişebilir, nefes darlığı yaşanabilir ve göğüs içi basıncı artabilir. Bu durum sağlıklı bir kalp için bir tehdit oluşturmaz.

Gülmenin faydalarının yanı sıra bu tür zararlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğine değinen Uzman Dr. Gül, gülmek ve kahkaha atmanın dozunda olduğu takdirde sağlık açısından çok faydalı olduğunu dile getirdi.

Dilek Şahin


https://www.edirnehaber.org/gulmek-ve-kahkaha-atmak-kalp-krizi-riskine-karsi-koruyor/58835/



################



“Ağlamak, Allah’ın, Kullarının Kalbine Koyduğu Acıma Duygusu, Rahmettir” Hadisi

 Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ashâbının durumuyla ilgili bir haber alınca şöyle bir konuşma yaptı:

“Cennet ve cehennem gözlerimin önüne serilip bana gösterildi. Hayır ve şer açısından bugün gibisini görmedim. Eğer sizler benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız” buyurdu. Resûlullah’ın ashâbına bundan daha ağır gelen bir gün olmamıştı. Başlarını örterek hıçkıra hıçkıra ağladılar. (Müslim, Fezâil 134) 

Kur’ân-ı Kerîm’in şu âyetinin açıklaması mâhiyetindedir: “Artık kazandıkları işlere karşılık az gülsünler, çok ağlasınlar” [Tevbe sûresi (9), 

İmâm Gazzâlî, bu hadisi güvenilir, doğru sözlü ve doğru davranışlı olan Resûl-i Ekrem’in kalbine Allah’ın tevdi ettiği sırlardan bahseden hadisler arasında sayar. Peygamber’in, Allah’ın kendisine müsaade ettiği sırları açıklaması câizdir. Çünkü seçkinlerin kalbleri sırların gömülü olduğu kabirler gibidir. 

Hz.Peygamber, bunların bir kısmını açıklamak suretiyle ashâba az gülüp çok ağlamayı tavsiye etmiştir. Ağlamak, Allah’ın zikri ile hayat bulan kalblerin canlılık meyvesidir. Allah’ın azametini, büyüklüğünü ve yüceliğini hissedenler ağlayabilirler. 

Çok gülmek ise bu hakikatlerden habersiz olmanın bir sonucudur. Dolayısıyla Peygamber Efendimiz bu hadisleriyle bizleri diri bir kalbe sahip olmaya ve gafletten uzak durmaya teşvik etmektedir.

  • Hadisten Çıkarmamız Gereken Dersler
  1. Cennet ve cehennem haktır ve halen mevcuttur.
  2. Cennet ve cehennem Peygamber Efendimiz’e gösterilmiştir.
  3. Peygamberlerin bilip gördüğü ve bizlerin bilip görmesine imkân olmayan şeyler vardır.
  4. Ferde ve topluma fayda sağlayacak sırları açıklamak câizdir.
  5. Dinimiz, Allah’ı unutacak derecede çok gülmeyi doğru bulmamış, ağlamayı, yani canlı bir kalbe sahip olmayı tavsiye etmiştir.
  6. Sahâbe-i kirâm’ın Allah sevgisi ve korkusu bizlere örnek olacak niteliktedir.
  7. Ağlarken yüzü kapatmak dinimizde müstehap kabul edilmiştir.

Neden Ağlarız?

Çoğu hayvan yoğun fiziksel acı hissettiğinde ağlar. İnsanlar ise fiziksel acının yanı sıra duygusal acı yaşadıklarında da “gözyaşı” adı verilen sıvıyı akıtma özelliğine sahiptir ve bu da diğer hayvanlardan bizi ayrıştıran bir özelliktir. 

Ağlamanın Faydaları
Ağlamak, zihnin ve bedenin bir tür "rahatlama mekanizması"dır ve çeşitli faydaları vardır:
  • Duygusal Boşalma: Ağlamak, duygusal yükün atılmasına ve kişinin kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olur.
  • Stres Hormonlarını Azaltma: Ağlama eylemi, stres hormonu olan kortizol seviyesini düşürmeye yardımcı olabilir.
  • Fiziksel Rahatlama: Beyin, ağlama sırasında endorfin salgılayabilir; bu da vücutta ağrı kesici etki yaratır ve sakinleşme sağlar.
  • Sosyal Destek: Ağlamak, çevredeki insanlara bir yardım çağrısıdır ve sosyal destek almayı kolaylaştırır.

Ağlamak, insanların fiziksel acıyla baş etmesinin en yaygın yollarından biridir. Ağlamanın ağrıyı hafifletmeye yardımcı olmasının birkaç nedeni vardır. Birincisi, ağlamak doğal ağrı kesiciler olan endorfinlerin salınmasına neden olur. İkincisi, ağlamak ağrının artmasında etkili olabilen stresi azalmasını destekler.

Ağlamanın fiziksel ve psikolojik faydaları
  • Fiziksel faydalar: Ağlamak, vücuttan toksinlerin atılmasına ve stresin azalmasına yardımcı olur. Bu durum, kalp sağlığını da olumlu yönde etkileyebilir.
  • Psikolojik faydalar: Ağlamak, endorfin salgılanmasını tetikleyerek ağrıyı hafifletmeye yardımcı olur ve stresten arınmayı sağlar. 

Ağlamak, kontrolsüz bir şekilde gerçekleşmediği takdirde sağlığımız üzerinde olumsuz etkileri olabilecek stres hormonlarından biri olan kortizol seviyesinin düşürülmesine yardımcı olur. Bu nedenle ağlamak, stresle mücadele etmek ve zor durumlarla başa çıkmak için sağlıklı bir yöntemdir.

Ağlamak sosyal bağlantıların güçlendirilmesini sağlıyor olabilir. Ağlayan birine karşı duyulan empati ve ona yardım etmek için hazır olma, diğer insanlarla bağ kurmanın ve ilişkilerin güçlenmesinin daha olası kılar.

Ağlamak, stresi azaltmanın yanı sıra duygusal acıyı da hafifletebilir. Ağladığımızda bastırılmış ve bunaltıcı olabilecek duygularımızı serbest bırakırız. Ağlamak, zor duyguları işlememize ve zorlu bir duygusal deneyimin içinden geçmemize izin veren katartik bir eylem olabilir.

Üzüntülü durumlarda “gülmek” eğilimimizin altında yatan denetim mekanizması da uzmanlar tarafından inceleniyor. Yoğun yaşanan duygular insanları normalden daha farklı şekilde davranmaya itebilir. Bu şiddetli duyguları yaşarken pozitif tepkilerin ortaya çıkması kişilerin daha iyi sonuçlara varmasını sağlayabilir. Bu da bir denge ortaya koyarak duygularımızı daha iyi yönetmemizi sağlar.

Ağlamanın 5 Faydası

1. Vücudu Arındırır

Ağlamak, özellikle duygusal gözyaşları döktüğümüzde vücudumuzdaki toksinleri ve stres hormonlarını dışarı atmaya yardımcı olabilir. Duygusal gözyaşları, gözlerimizi tahriş edici maddelerden korumak veya onları kayganlaştırmak için üretilen refleks veya sürekli gözyaşlarından daha fazla protein ve kimyasal içerir. Duygusal gözyaşları dökerek duygusal stres nedeniyle biriken kortizol ve diğer toksinlerin seviyelerini azaltabiliriz.

2. Kendini Yatıştırmaya Yardımcı Olur

Ağlamak sakinleşmemize ve olumsuz duygularla baş etmemize de yardımcı olabilir. Ağlamak, dinlenme ve sindirimden sorumlu olan parasempatik sinir sistemini aktive eder. Parasempatik sinir sistem, kalp atış hızımızı, kan basıncımızı ve solunum hızımızı düşürebilir ve rahatlamamıza yardımcı olabilir.

Ağlamak ayrıca bağlanmayı ve güveni destekleyen, kendimizi daha bağlı ve desteklenmiş hissetmemizi sağlayan hormon olan oksitosini de salgılar.

3. Bağışıklığı Güçlendirir

Daha önce de belirtildiği gibi gözyaşları vücudumuzdaki toksinlerin atılmasına yardımcı olur ve bu da daha güçlü bir bağışıklık sistemine yol açabilir. Ağlamanın beyaz kan hücrelerinin üretimini uyardığı ve enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olduğu da bulunmuştur.

4. Uyumaya Yardımcı Olur

Uygun ve sağlıklı bir biçimde gerçekleştirildiğinde ağlamanın uykuya olumlu katkıları olabilir. Mesela ağlamak stresi hafifletmeye, kan basıncını azaltmaya, mutluluk hormonları salgılamaya ve ruh halini düzeltmeye destek olabilir. Ağlamak, geceleri bizi uykusuz bırakabilecek duygusal anlaşmazlıkları veya problemleri çözmede de faydalı olabilir.

5. Sosyal Desteği Arttırır

Her insan yardıma ihtiyacı olduğunda bunu ifade edemez. Bu durumlarda ağlamak yardım veya rahatlama ihtiyacımızı işaret ederek sosyal bir işleve de hizmet edebilir. Ağlamak arkadaşlarımızda, ailemizde ve hatta yabancılarda empati, sempati ve şefkat uyandırabilir.

Ayrıca savunmasızlığımızı ve özgünlüğümüzü göstererek ilişkilerimizi güçlendirebilir. Ağlamak, duygularımızı paylaşmamıza ve destek almamıza izin vererek keder, kayıp veya travma ile başa çıkmamıza yardımcı olur.



https://www.hiwellapp.com/blog/insanlar-neden-aglar-asiri-aglamak#:~:text=Weinen%2C%20Menschen%20bei%20körperlichen%20Schmerzen%20helfen%20und%20können%20Stress%20wirksam%20reduzieren.



XXXXXXXXXX


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Selam 🙋🏼‍♀️Hallo
*Hemsire (1-2-3-/∞) &Otodidaktik Araştırmaci Yazar.
Cahil bilmenin,Alim anlamanin pesindedir.-S.O