Başlıca nişasta içeren besinler şunlardır:
  • Tahıllar ve Ürünleri: Buğday, pirinç, yulaf, arpa, çavdar ve mısır gibi tahıllar yüksek oranda nişasta içerir. Ekmek, makarna, erişte, kahvaltılık gevrekler ve kuskus gibi bu tahıllardan yapılan ürünler de nişastalıdır.
  • Patates ve Kök Sebzeler: Patates, tatlı patates, manyok (kassava), yam ve taro gibi sebzeler önemli nişasta kaynaklarıdır.
  • Baklagiller: Kuru fasulye, nohut, mercimek, bezelye ve barbunya gibi baklagiller nişasta ve lif açısından zengindir.
  • Bazı Sebzeler: Mısır ve yeşil bezelye gibi sebzeler de diğer sebzelere kıyasla daha fazla nişasta içerir.
  • Diğerleri: Yeşil (olgunlaşmamış) muz gibi bazı meyveler ve kestane gibi kuruyemişler de nişasta bulundurabilir.

Önemli Not:

  • Nişasta, sindirim hızına göre farklı türlere ayrılır (hızlı sindirilen, yavaş sindirilen ve dirençli nişasta).
  • Dirençli nişasta, kalın bağırsakta fermente olarak bağırsak sağlığına fayda sağlar ve tam tahıllar, soğutulmuş pirinç/makarna gibi besinlerde bulunur. 

Dirençli nişastasağlıklı bireylerin ince bağırsağında sindirilemeyen, kalın bağırsağa geçerek prebiyotik olarak işlev gören bir diyet lifi türüdür. Normal nişastadan farklı olarak, vücut tarafından enerjiye dönüştürülmek üzere parçalanmaz; bunun yerine bağırsak mikrobiyotasındaki faydalı bakterileri besler. 

Sağlık Faydaları
Dirençli nişasta, diyet lifine benzer şekilde çeşitli sağlık yararları sunar:

  • Bağırsak sağlığını destekler: Kalın bağırsakta fermantasyona uğrayarak, bağırsak hücreleri için temel yakıt olan bütirat gibi kısa zincirli yağ asitlerinin oluşumuna katkıda bulunur. Bu durum sağlıklı bir sindirim sistemini destekler ve kolon kanseri riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
  • İnce bağırsakta sindirilmez: Normal nişastadan farklı olarak, dirençli nişasta ince bağırsaktaki enzimler tarafından parçalanmaz ve enerji sağlamaz.
  • Kan şekeri kontrolü: Sindirime dirençli olduğu için kan şekerinin aniden yükselmesini önlemeye yardımcı olur, bu da insülin duyarlılığını iyileştirebilir.
Dirençli Nişasta Kaynakları
Dirençli nişasta, çeşitli doğal ve işlenmiş gıdalarda bulunabilir:
  • Doğal kaynaklar: Baklagiller (fasulye, mercimek, bezelye), tam tahıllar ve yeşil (ham) muz gibi gıdalarda doğal olarak bulunur.
  • Pişirme ve soğutma yöntemleri: Patates, pirinç ve makarna gibi nişastalı gıdalar pişirildikten sonra soğutulduğunda, nişasta yapısı değişerek dirençli nişasta (retrograde form) içeriği artar. Örneğin, haşlanmış ve buzdolabında bekletilmiş soğuk patates, sıcak patatese göre daha fazla dirençli nişasta içerir.



**************




Tripterygium wilfordii veya léi gōng téng (Mandarince) (Çince雷公藤, Japonca: raikōtō), bazen gök gürültüsü tanrısı sarmaşığı olarak adlandırılsa da daha doğru şekilde gök gürültüsü dükü asması olarak çevrilir, geleneksel Çin tıbbında kullanılan bir sarmadır.

         Latince İsimler: Tripterygium wilfordii           

Tarihsel Gelişimi

  • Antik Dönem (Han Hanedanlığı - MS 220): İlk tıbbi kayıtları Han Hanedanlığı dönemine kadar uzanır. O dönemde gut, ödem ve ateş gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmıştır.
  • Tang Hanedanlığı (618–907): Kullanımı daha da yaygınlaşmış; iltihaplanma, şişlik ve eklem ağrılarını dindirmek için reçete edilmeye başlanmıştır.
  • Klasik Literatür (1476 - 1848): 1476 yılında "Dian Nan Ben Cao" adlı eserde ve 1848 tarihli "Illustrated Catalogues of Plants" (Wu Qijun) kitabında detaylıca belgelenmiştir. Bu dönemde özellikle böcek ilacı olarak da kullanıldığı kaydedilmiştir.
  • Modern Tıp (1960’lar - 1970’ler): 1960'larda Çin'de romatoid artrit tedavisinde modern tıbba entegre edilmiştir. 1972 yılında ise bitkinin en önemli aktif bileşeni olan triptolide izole edilerek kanser ve bağışıklık sistemi araştırmalarında kullanılmaya başlanmıştır.


"Gök Gürültüsü Tanrısı Asması" (Thunder God Vine), Çin tıbbında kullanılan ve bilimsel adıyla Tripterygium wilfordii olan bir bitkidir; Doğu ve Güney Çin'e özgü çok yıllık bir sarmaşık türüdür. Geleneksel Çin tıbbında "Lei Gong Teng" adıyla yüzyıllardır iltihaplı hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.Kökleri, romatoid artrit ve lupus gibi iltihaplı ve otoimmün hastalıkların tedavisinde anti-inflamatuar ve bağışıklık baskılayıcı (immünosüpresif) özellikleri nedeniyle kullanılır, ancak yaprakları ve çiçekleri zehirli olduğu için kullanımı uzmana danışarak ve dikkatli yapılmalıdır. 

  • Zehirlilik: Bitkinin tüm kısımları (özellikle yaprakları, çiçekleri ve kabuğu) son derece zehirlidir. Tıbbi amaçla sadece Kökünden iç odunsu kısmından elde edilen özel özler kullanılır. tıbbi amaçla 
Tıbbi Kullanım Alanları ve Etkileri

  • Otoimmün Hastalıklar: Romatoid artrit, lupus ve multipl skleroz gibi durumların tedavisinde semptomları azaltmak amacıyla kullanılır. Yapılan araştırmalar, geleneksel ilaçlarla benzer veya daha yüksek etkinlik gösterebildiğini ortaya koymuştur.
  • İltihap Giderici: İçeriğindeki triptolit ve celastrol gibi bileşikler güçlü anti-enflamatuar özelliklere sahiptir.
  • Kanser Araştırmaları: Klinik öncesi çalışmalar, bitkiden elde edilen bileşiklerin kanser hücrelerini öldürme potansiyeli olduğunu ve özellikle pankreas kanseri üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini göstermektedir.
  • Etki Mekanizması: Bağışıklık sistemi üzerindeki baskılayıcı etkisi (immünosupresif) ve anti-inflamatuar özellikleri sayesinde bilinir.
  • Kullanım Alanları (Araştırma aşamasında): Romatoid artrit, lupus, sedef hastalığı gibi otoimmün rahatsızlıklar ve bazı kanser türleri.
  • Yan Etkileri: Ciddi yan etkileri vardır (kısırlık, böbrek hasarı, kemik iliği süpresyonu, yüksek tansiyon).

Celastrol, geleneksel tıbbi bitki Tripterygium wilfordii'nin kökünde üretilir (kredi: Nikolaj Hansen)




&


Oturduğunuz Yerde Hareket Ettirerek Metabolizmayı Aktif Tutmanızı Sağlayan Organ: Soleus Kası

Soleus kası, baldırın derinlerinde, dizin hemen altında topuğa kadar uzanan, ayakta durma ve denge için hayati önem taşıyan yassı bir kastır; aynı zamanda kan dolaşımını destekleyerek “ikinci kalp” gibi çalışır, metabolizmayı hızlandırır ve kan şekeri regülasyonunda kritik rol oynar, bu nedenle oturarak yapılan özel egzersizlerle (soleus push-up) aktif tutulması önerilir. 

  • "İkinci Kalp" Fonksiyonu: Bacaklardaki venöz (toplardamar) kanın kalbe geri pompalanmasına yardımcı olan bir kas-iskelet pompası görevi görür. Bu işlevi sayesinde, uzun süre oturmaya bağlı ödem ve derin ven trombozu (DVT) riskini azaltabilir.

Sizi yaratan, size isitme duygusu, gözler ve kalpler veren O'dur Ne az sükür ediyorsunuz.- Mülk,23 


https://www.youtube.com/watch?v=yaK6TThRMdE&t=15s              


soleus push up nasıl yapılır?

oturmuşsun, kaslar rahatlamış, ayakların yere düz basıyor. ayaklarının önü yine yere basarken topuğu hafifçe yükseltiyorsun ve yere indiriyorsun. kalf kasın kısalırken, soleus motor nöronlar aracılığıyla etkinleştiriliyor.

yürürken soleus kası minimum enerji harcamamız için tasarlanmışken, otururken aktive edildiğinde maksimum enerji için tasarlanmış. biz yıllarca boşuna kalbe ve beyne aşık olmuşuz; al sana gül gibi kas. tam aşık olunası hareketler bunlar.

karbonhidrat tükettikten sonra 3 saat içinde 600 kas bir araya gelir ve oksidatif metabolizmanın %15'ine katkıda bulunurken, soleus kasları vücut ağırlığının %1'i kadar bile değilken soleus push up esnasında bu oranın iki-üç katı hatta tüm oksidatif metabolizmayı sırtlanacak güçte. gel de sevme şimdi bu kası.

  •  DR MARK HAMILTON ; kas fizyolojisi alanında uluslararası bir uzmandır. Metabolizma ve biyokimya ile ilgili en zor bilimsel sorunları çözmeye odaklanır.

Mevcut deneyler, yağ metabolizmasını optimize edebilecek biyokimyasal mekanizmaları incelemek, kası beslemek (öğünler arasında oruç tutarken) ve aynı zamanda glikoz metabolizmasını maksimize etmek, aynı zamanda karbonhidrat tüketiminden sonra ilgili plazma hiperinsülinimemisi ve kronik iltihabı azaltmayı içermektedir.
Son zamanlarda
odak noktalarından biri, diyabet/pre-diyabetin önlenmesi için metabolik sağlığı iyileştirmek olmuştur. Bu, glukoz toleransını iyileştirmeyi de içerir; çünkü araştırmalar bunun özellikle endişe verici bir metabolik sorun olduğunu ve çoğu insanın düşündüğünden daha zor tedavi edildiğini göstermiştir.

İlgili iki diğer çalışma alanı da şunlardı: 1) hem hayvanlarda hem de insanlarda yaşlanma sırasında yavaş seğiren oksidatif kaslarda LPL'ye bağlı bir mekanizma nedeniyle kan trigliserit (yağ) metabolizmasının neden büyük ölçüde yavaşladığını anlamak; 2) belirli kas kasılma aktiviteleriyle kronik inflamatuar biyobelirteçlerin en iyi şekilde nasıl azaltılacağını belirlemek.


https://www.youtube.com/watch?v=q7RWL8d5QF4 


Bu basit gerçekleri bilmek, hepimize metabolik sağlığı iyileştirmek, iyi yaşlanmak, metabolik hastalıklarla mücadele etmek ve insan performansını optimize etmek için büyük bir potansiyel fırsat sunar.




*****************




Bize unutturulan hareket: Çömelme!

Jonathan İsbit’in yazdığı

'Doğamız En İyisini Bilir' adlı kitapta,

çömelerek değil de oturarak tuvalet alışkanlığı ile apandisit, mesane sorunları ve idrar kaçırma, enfeksiyon, kolon kanseri, bağırsak hastalıkları ve karın fıtıkları, doğum ve doğum ile ilgili problemler, kabızlık, hemoroid, prostat hastalıkları, cinsel işlev bozuklukları, omurga sorunları vb. sıkıntıların ortaya çıktığı anlatılmaktadır.

"Medenileşme" adı altında anatomik yapımız ile ters düştük.Yerde oturmayı ve çömelmeyi, sandalyelere ve klozetlere tercih ettik. Tabiatımızı unutup daha fazla konfora yönelmekle aynı zamanda yavaş yavaş çürümeyi de tercih etmiş olmadık mı?

Buradaki küçük incelememi sonuna kadar okuyanlara, şimdi YouTube'da "World Without Cancer - The Story of Vitamin B17" adlı G. Edward Griffin (1974) kitabını izleyin veya Amazon'dan kitabı edinin. Isbit ve Griffin'in tavsiyelerini erken aşamada benimsemek, ileride pahalı ameliyatlar ve tedaviler için sizi çok fazla acı ve kaybetme mücadelesinden kurtarabilir.

Jonathan Ispıt'ın "doğal çömelme pozisyonu" hakkındaki kitabı Nature Knows Best: Health Benefits of the Natural Squatting Position başlığını taşımaktadır.



Nature Knows Best: Health Benefits of the Natural Squatting Position Taschenbuch






&



"Archetype Kienubung" (veya Almanca yazımıyla Archetypus Knieübung), özellikle diz eklemi sağlığını korumak, bacak kaslarını güçlendirmek ve vücut biyomekaniğini düzeltmek için kullanılan, "arketipik" veya "temel" bir hareket formuna dayanan bir diz egzersizidir.
Bu kavram genellikle şu özellikleri içerir:

  • Doğal Hareket Kalıbı: "Arketip" (ilk örnek/temel kalıp) ifadesi, bu hareketin insan anatomisinin doğal olarak yapmaya programlandığı en temel ve sağlıklı çömelme veya diz hareketini temsil etmesinden gelir.
  • İşlevi: Diz çevresindeki kasları (quadriceps, hamstring ve kalça kasları) dengeli bir şekilde çalıştırarak diz kapağı (patella) üzerindeki baskıyı azaltmayı ve eklem stabilitesini artırmayı hedefler.
  • Kullanım Alanı: Genellikle fizyoterapi, spor rehabilitasyonu ve fonksiyonel antrenmanlarda; diz ağrısı olanlar veya dizini güçlendirmek isteyen sporcular için önerilen bir egzersizdir.

Bu terim spesifik bir marka veya sistem (örneğin Liebscher & Bracht gibi ağrı terapisi ekolleri) tarafından belirli bir çömelme veya germe varyasyonu olarak da tanımlanabilmektedir. Egzersizi uygulamadan önce doğru form için bir uzmana danışmanız önerilir.



XXXXXXXXXXX