Edwin Smith Papirüsü, esasen travmatik yaralanmalar üzerine odaklanan cerrahi bir metin olsa da, arka yüzünde (verso) yaşlanma karşıtı uygulamalar içeren bölümler barındırır. Papirüsün 21,9 ile 22,10 sütunları arasında yer alan ve"Yaşlı Bir Adamı Gence Dönüştürme Reçetesi"olarak bilinen bölümdeki temel yöntemler şunlardır:
"Hemayet" kelimesi Arapça kökenlidir. Türkçede genellikle şu iki kelimeyle karıştırılmaktadır veya bunların yerel/telaffuz farkı gösteren bir biçimidir:
Himaye: Arapça kökenli olup "koruma, esirgeme, gözetme" anlamına gelir.
Hamiyet: Yine Arapça kökenli olup "insanlık sevgisi, kutsal değerleri koruma çabası ve gayreti" demektir.
Antik Mısır'a ait Edwin Smith Papirüsü'nde, yaşlanma karşıtı bir iksirin ana maddesi olarak "hemayet" meyvesinden bahsedilir. Bu meyve, bazı uzmanlar tarafından acı badem olarak çevrilmiştir.
Hemayet Meyvesi Uygulaması: Papirüste, vücuttaki "etteki tüm zayıflıkları" gidermek için kurutulmuş hemayet meyvesinin (kimliği tam olarak belirlenememiş bir meyve türü) ezilerek vücuda sürülmesi önerilir.
Cilt Bakımı ve Yağlar: Yaşlanma belirtilerini gidermek, kırışıklıkları azaltmak ve cildi pürüzsüzleştirmek için özel yağlar ve merhemler kullanılır. Bu uygulamalar genellikle cildin "iyileştirilmesi" ve "lekelerin giderilmesi" amacını taşır.
Metodik Yaklaşım: Diğer antik metinlerin aksine, bu papirüsteki gençleştirme yöntemleri sadece büyüye dayanmaz; belirli malzemelerin hazırlanmasını ve adım adım uygulanmasını içeren daha rasyonel/fiziksel bir yaklaşım sergiler.
Kırışıklık Giderme: Papirüs, cildi sıkılaştırmak ve yüzdeki yaşlılık izlerini silmek için tarifler sunarak modern estetik tıp ve plastik cerrahinin en erken örneklerinden biri olarak kabul edilir.
Bu yöntemlerin birçoğu, o dönemdeki anatomik bilgilerin (beyin, omurilik ve kalp-damar ilişkisi gibi) ileri düzeyde olmasından kaynaklanan sistematik bir gözleme dayanmaktadır.
"Hemayet" Meyvesi Hakkında Detaylar
Tanımlama Zorluğu: "Hemayet" meyvesinin tam olarak hangi bitki olduğu konusunda akademisyenler arasında bir fikir birliği yoktur. Bazı çevirilerde acı badem (bitter almonds) olarak belirtilirken, diğerlerinde çemen otu (fenugreek) olabileceği öne sürülmüştür, ancak bu çelişkili bulunmuştur.
Kullanım: Papirüse göre, meyve ezilip kurutuluyor, suyla karıştırılıyor ve cilde uygulanan bir karışım elde ediliyordu. Modern dermatolojide acı bademden elde edilen mandelik asit, cilt bakımında kullanıldığı için bu çevirinin doğruluğu desteklenmektedir.
Arapça Anlam: Modern Arapçada veya Türkçedeki Arapça kökenli kelimelerde "hemayet" kelimesi daha çok "himaye" veya "koruma" anlamında kullanılır. Bu durum, kelimenin meyve anlamında kullanılmadığını düşündürmektedir.
Edwin Smith Papirüsü, Rinoplastinin ilk kayıtlı kanıtıdır ve yaklaşık MÖ 1600 yılında yazılmıştır. Fotoğraf Üretimi. 2007. Vikipedi ortak alanı, New York Tıp Akademisi'nden Rare Book Room'dan
Yaşlılıkla mücadele
Antik Mısır, gençliği idealize eden ve yaşlanma süreciyle mücadele etmeye veya geciktirmeye çalışan bir toplumun en eski hayatta kalan kanıtını sunar. Hayatta Mısırlılar, güzel görünümlerini artırmak ve genç görünüm sağlamak için deodorantlar, depilatif ve cilt temizleyici kremler, yüz kozmetikleri ve beyazlaşan saç tedavileri gibi çeşitli kozmetikler kullandılar.
Edwin Smith Papirüsü'ndeki bir gençleştirici iksir "yaşlı bir adamı genç haline dönüştürme tarifi" olarak adlandırılmıştır. Bu tarifin ana malzemesi, 'acı badem' olarak çevrilen hemayet-meyvesidir. Ekstraktlardan biri olan mandel asit, bugün cilt bakımında kullanılıyor çünkü yaşlı cildin kalitesini artırdığı söyleniyor. Kel kafada saç büyümesini teşvik eden farklı tarifler de vardır; hayvansal yağlar popüler bir bileşendir.
Genel olarak, hastalar, engelliler ve yaşlılar için olağanüstü bir tıbbi ve sosyal destek vardı ve Mısırlılar bu durumlarla ilişkili sorunları hafifletmek için pragmatik, pratik bir tutum benimsediler. Bir örnek, sahibinin daha kolay yürümesini sağlayan 'büyük parmak' replikası olan bilinen en eski protezdir.
Mahkemeler tarafından verilen en önemli fiziksel ceza biçimi, genellikle "bir sopayla yüz darbe" olarak tanımlanan dayaktı. Tıbbi papirüsler, bu tür dövmelerden kaynaklanan kesikler için çeşitli tedaviler içerir ve bir örnek (P. Ebers 510): "dövme sonrası yaraları ortadan kaldırmak için bir çare", "bal, öküz safrası, çömlekçi kil, sar bitkisi suyu, hurma suyu, pişirilip sarılacak bir karışım" önerilir.
Ebers Papirüsü, Bir örnek, şişliği azaltmak için kullanılan ve artık antibakteriyel etkisi olduğu bilinen baldır. Önerilen diğer bileşikler arasında bakır pulları ve malakit vardı; bunlar da bakterisit olarak kullanılmıştır.
Ayrıca, Brooklyn Papyrus'ta yaklaşık 100 reçete listelenmiştir ve bunların çoğu bitkisel kökenlidir. Soğan, bu ilaçların en yaygın bileşenidir, muhtemelen yılanları püskürtme yeteneği nedeniyle. Soğanlarda bulunan sülfonik asit – soğan doğruğunda gözyaşı oluşturan aynı kimyasal – üzerinde caydırıcı bir etkiye sahiptir.
Ebers 846, cildi behen yağı – ya da belki daha iyi bilinen şekilde moringa yağı – ile sürmeyi önerir. Moringa yağı hafiftir ve cilt yüzeyine kolayca yayılır; fitokimyasallar (bitkilerde doğal olarak bulunan biyolojik olarak aktif kimyasal bileşikler) böcek istilalarını kontrol edebildiği bilinmektedir.
Bilim insanları yaşlanmayı yavaşlatan 'yaşam iksirini' keşfetti
ABD'deki Columbia Üniversitesi'nden araştırmacılara göre sık sık tükettiğimiz bazı yiyeceklerde bulunan bir çeşit amino asit uzun ve sağlıklı yaşamın sırrı olabilir.
Adı 'taurin' olan amino asit çeşidi vücutta doğal olarak bulunmakla birlikte et, balık ve süt ürünleri gibi hayvansal gıdalar yoluyla da alınabiliyor. Taurin aynı zamanda bazı yosun ve enerji içeceklerinde de bulunabiliyor.
Sonuçları Science dergisinde yayınlanan araştırma için de bir grup bilim insanı taurinin sağlık ve yaşam süresine etkilerini inceledi.
Araştırmanın baş yazarlarından Vijay Yadav, "Bu araştırma taurinin daha uzun ve sağlıklı yaşamlar sürmemizi sağlayan, içimizdeki yaşam iksiri olabileceğini ortaya koyuyor" ifadesini kullandı. Yadav kemik erimesi araştırması yaparken taurinin vücuttaki önemini gördüklerini ve bu amino asidin kemik gelişimini düzenlemedeki etkisini anladıklarını belirtti.
Benzer araştırmalar da taurinin bağışıklık sistemi, obeziteyle mücadele ve sinir sistemi için faydalı olduğunu gösteriyor. Yadav da "Fark ettik ki taurin yaşla birlikte yavaşlayan tüm bu süreçleri düzenliyorsa belki de kan dolaşımındaki taurin seviyeleri sağlık ve yaşam süresini etkiliyordur" dedi.
Yadav'ın öncülük ettiği araştırmaya göre vücuttaki taurin yaş aldıkça azalıyor; öyle ki 60 yaşındaki insanlarda 5 yaşındaki çocuklara nazaran yaklaşık yüzde 80 daha az taurin bulunuyor.
Ancak ulaşılan bu sonuç taurinin yaşlanma sürecinin sebebi mi yoksa sonucu mu olduğunu başlı başına kanıtlamıyor. Dolayısıyla araştırmacılar bu kısmı detaylandırmak için farelerle deney yaptı. Bir grup orta yaşlı fareye hayatlarının geri kalan kısmı boyunca taurin takviyesi yapıldı, diğer bir gruba ise böyle bir takviye verilmedi. Taurin verilen farelerin yaşam süreri dişilerde yüzde 12, erkeklerde de yüzde 11 arttı. Hücresel seviyede de taurin takviyesi 'zombi hücreleri' (inflamasyona sebep olabilen yaşlı hücreler) azalttı, bazı dokulardaki kök hücrelerin sayısını artırdı, DNA hasarını azalttı ve hücrelerin enerji üretim performanslarını yükseltti.
Bununla da yetinmeyen araştırmacılar üstüne 6 ay boyunca maymunlarla da deney yaptı. Bu deneyler sonucunda da kemik yoğunluğu, kan şekeri seviyesi ve karaciğer durumunda iyileşmeler görüldü. Farklı türlerde benzer sonuçlar alınması da araştırmacıları ayrıca memnun etti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Selam 🙋🏼♀️Hallo
*Hemsire (1-2-3-/∞) &Otodidaktik Araştırmaci Yazar.
Cahil bilmenin,Alim anlamanin pesindedir.-S.O