12 Haziran 2023 Pazartesi

Oryantalist Helmut Ritter ; Arap yazı­sında üç vites vardır.

 

Eşek Vitesi

Hocası oryantalist Ritter’in ifadeleriyle İslâm medeniyetinin ve onun dili Arapça’nın, İslâm/Arap alfabesinin üstünlüğünü rahmetli Fuat Sezgin şöyle anlatır:

Sefer Turan: Müslümanların ilerlemesinin nedenlerini 12 başlıkta topluyorsunuz. Maddelerden birinde; “Arap yazısının karakteri, Arapçanın kolay ve hızlı yazılmasına imkân tanıyordu ve böylelikle kitaplar çok geniş bir yayılma alanı bulabildi.” diyorsunuz…

Fuat Sezgin: Evet… Bunu merhum hocamdan, Hellmut Ritter’den nakledeceğim size. Bana açıklayan ilk insan hocam­dı. O Arap yazısını seven ve ona âşık olan bir insandı. Bir gün… Sene galiba 1944’tü. Hocam bana dedi ki:

“Arap yazı­sında üç vites vardır. Bunu herkes bilmez… Yazıyorsunuz, ama noktasız yazıyorsunuz. Bu çok hızlı yazmanıza vesile oluyor. Ama okumada da tam tersi… Bu, âlimler vitesidir, di­yor. Kütüphanelerdeki kitapların bir kısmı böyle… Onları ancak âlimler okuyabilir. İkinci viteste ise; noktalı ama ha­rekesiz yazarsınız. Okuma da yazma da ikinci vitestir. Bu umumiyetle halk için geçerli bir vitestir. Üçüncüsünde ise; noktalı ve harekeli yazarsınız. Okurken hata varsa çok kolay fark edersiniz. Fakat yazmak da zaman alır. Bu da üçüncü vitestir.”

Hocam Hellmut Ritter, bunu söyledikten sonra bir kâğıt aldı ve kâğıda kendi ismini, Latin harfleriyle “Ritter” yazdı.

“Bu eşek süratiyle gidiyor!” dedi ve ekledi: “Bu da eşek vitesidir!” “Arap diline hayranlık duyan Ritter, Arap yazısı için ‘yazıların kraliçesi’ derdi.”

“Arapçadaki viteslerle kitaplar müthiş bir süratle yazılıyordu. Sonra Müslümanlar evvela Bizanslılardan pa­pirüsleri aldılar, sonra kâğıt fabrikalarını kurdular. Çinliler­den bazı şeyler aldılar ve büyük kâğıt fabrikaları kurdular. Semerkant’ta, Bağdat’ta, Mısır’da kâğıt fabrikaları ortaya çıktı. İnsanlar mütemadiyen yazıyorlar, belki lüzumundan fazla yazıyorlardı. Herkes yazıyordu.”

(Fuat Sezgin, Bilim Tarihi Sohbetleri, söyleşi: Sefer Turan, İstanbul 2019)

                        ⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️⛔️

Hellmut Ritter

Hellmut Ritter (27 Şubat 1892 – 19 Mayıs 1971), Arapça, Farsça ve Türkçede uzmanlaşmış önde gelen bir Alman Oryantalistti ve Sufi ritüel ile mistik inançlar konusunda bir otoriteydi.
Biyografi
Protestan bir din adamının oğlu olan kardeşleri muhafazakar tarihçi Gerhard Ritter ve ilahiyatçı Karl Bernhard Ritter'di. Halle'de Carl Brockelmann ve Paul Kahle'nin öğrencisi olarak eğitim gördü, ardından Strasbourg'da Carl Heinrich Becker'ın yanında eğitim gördü. Daha sonra I. Dünya Savaşı sırasında Irak, Filistin ve İran'da askeri tercüman olarak görev yaptı. 1919'da Hamburg Üniversitesi'nde öğretim asistanı olarak klasik Arap edebiyatı ile Yunanca ve ortaçağ simyasını araştırdı. Ancak Almanya'daki akademik kariyeri, 1925'te eşcinsellikten mahkum edilmesiyle fiilen sona erdi. 1926 başlarında görevinden alındıktan sonra İstanbul'a gitti.
İstanbul (1926-1949)

İstanbul'da Ritter, şehrin eski kütüphanelerinin çürük ve saygı görmezden gelmiş bir el yazması ve edebi hazine barındırdığını fark etti. Philologika serisinde yayımladığı bir dizi akademik makale üzerinde çalışmaya başladı; Sayı I - Gustav Flügel'in 1870'te tamamlanmamış İbn el-Nadim'in onuncu yüzyıl ansiklopedisi üzerine yazdığı Al-Fihrist adlı çeviri çalışması; VII Sayı - dünyevi ve mistik aşk üzerine Arapça ve Farsça incelemelerin düzenlenmiş çevirileri; VIII. Sayı - Anṣāri Haravi ve Sanāʾi Ḡaznavi; X Sayı - Farid-al-din ʿAṭṭār; XI Sayı - Celaleddin Rumi; XIV-XVI Sayılar - ʿAṭṭār.

Ayrıca fantastik antolojisi Tales of the Marvellous ve News of the Strange'in orijinal metnini de keşfetti.  Almanya'dan etkili sürgün edilmesine rağmen, İstanbul'daki Alman Oryantalist Derneği'nin başkanıydı ve akademik çalışmaları Almanya'da bazı destekçilere sahipti. Bu destek, 1929'dan itibaren önerilen Bibliotheca Islamica adlı akademik monografiler serisinin finansmanını mümkün kıldı. 1930'ların başında, erken dönem Arap simya el yazmaları ve diğerleri üzerinde çalıştı ve Antik Yunan edebiyatının Arap kültürü ve bilimi üzerindeki etkisinin anlaşılmasında öncülük etti. 1933'te Almanya'da Nazi Partisi'nin seçilmesiyle Ritter'in iş sözleşmesi sona erdi, ancak Alman Oryantalist Derneği'ndeki arkadaşları sessizce çalışmalarına devam etmesini sağlayan küçük bir fon bulmayı başardılar. Sonra, Mustafa Kemal Atatürk'ün İstanbul ve Türkiye'yi hızla modernize etmesi nedeniyle yeni ve yerel bir fırsat ortaya çıktı. Bu nedenle, yeni geliştirilen ve yeniden organize edilen İstanbul Üniversitesi, Ritter'i profesör olarak çalışmaya davet etti. Geçici bir sözleşme üzerinde çalışmasına rağmen, Ritter, bölgenin antik edebiyatı üzerinde titizlikle çalışabilecek yeni bir Türk bilgini nesil yetiştirmekle görevlendirildi. İsviçreli oryantalist Fritz Meier de İstanbul'daki öğrencileri arasındaydı. Ritter bu işi büyük bir itki ile sürdürdü ve öğrencilerine her yıl yeni bir dil öğretti.

Almanya (1949-1956)
II. Dünya Savaşı'nda Nazilerin yenilgisinden sonra Ritter 1949'da Almanya'ya dönebildi ve bu, en önemli eseri olan İslam mistisizminin ritüelleri ve inançları üzerine ansiklopedik el kitabı Das Meer der Seele (1955 Almanca) tamamlanmasını sağladı. 1953'ten itibaren Frankfurt Üniversitesi Doğu Çalışmaları Enstitüsü'nde öğretim asistanı olarak iş buldu. Ancak o dönemde Almanya'da eşcinsellik hâlâ suç sayılırdı ve 1956'da tekrar İstanbul'a döndü. 
İstanbul (1956-1969)
Türkiye'ye döndükten sonra Ritter, UNESCO fonlu bir projede İstanbul Üniversitesi'nde çeşitli şehir arşivlerinde dağılmış eski şiir el yazmalarını kataloglamak için çalışmaya başladı. 1960'a gelindiğinde, Ritter'in İslam'ın mistik tarikatlarına olan erken sempatileri ve onların MS metinlerini titizlikle toplaması, onların hayatta kalmasını sağladı. 1920'lerde, Atatürk'ün resmi dans ritüellerini yasaklamadan hemen önce, Ritter ritüelleri doğrudan İstanbul'un önemli dans ustalarından kaydetmişti. 1960'taki bu ritüellerin sonrasında yeniden canlandırılması başarı için büyük ölçüde Ritter'ın doğru kayıtları ve röportajlarına dayandı. Ritter'in akademik bilimi ve müzisyen olarak çalışması, onun alanda lider olarak otoritesini güçlendirmesine yardımcı oldu. Son yıllarında, eski Aramice ana dili konuşan yaşlı mülteci küçük bir grubu belgeledi - bu dil tehlikede olduğu kabul edilir - ve onlarla birlikte beş ciltlik bir Aramice sözlük ve dilbilgisi rehberi hazırlaydı.
Almanya (1969-1971)
Ritter 1969'da Almanya'ya döndü ve 19 Mayıs 1971'de Oberursel'de hayatını kaybetti.



RITTER, Hellmut

(1892-1971)
Türkiye’de Batılı anlamda Doğu dilleri filolojisinin ve Türkoloji’nin kurucusu Alman bilim adamı.
Hellmut Ritter
Hellmut Ritter gençlik yıllarında

Lichtenau’da doğdu. Liseyi Kassel’de bitirdikten sonra Halle Üniversitesi’nde Carl Brockelmann ve Paul Kahle’den, Strasburg Üniversitesi’nde Theodor Nöldeke, Enno Littmann, Landauer ve Frank’tan şarkiyat ve Doğu dilleri okudu; aynı zamanda teoloji ve klasik filoloji derslerine katıldı. 1913’te Hamburg Üniversitesi Doğu Kültürü ve Tarihi Bölümü’nde Carl H. Becker’in asistanı olarak göreve başladı. Ertesi yıl Bonn Üniversitesi’nde “Ein arabisches Handbuch der Handelswissenschaft” adlı teziyle (, pVII [1916], s. 1-91) doktorasını verdi. Askerliğini 1914-1918 savaş yıllarında İstanbul ve Irak’ta yapması Türkçe ve Arapça’sını geliştirmesini sağladı. Savaşın ardından Hamburg Üniversitesi Doğu Dilleri Kürsüsü’ne profesör tayin edildi (1919). 


1926 yılında üniversitedeki görevinden alınan Ritter, Hamburg’da İran edebiyatı ve tasavvufuna dair başlattığı çalışmalarına devam etmek için Alman Bilim Yardım Derneği’nin bursuyla İstanbul’a gitti. Kütüphanelerde yazma eserler üzerinde çalışırken bunlar hakkında Batı’da yeterli kaynağın olmadığını farketti ve 1927’de birçok Alman bilim adamına bu eserlerle ilgili katalogların hazırlanması gerektiğini belirten bir rapor gönderdi. Bu rapor üzerine Alman Doğu Derneği’nin İstanbul’da bir şubesinin açılmasına karar verildi ve ilk müdürlüğüne Ritter getirildi. Kurulan şubenin görevi “Bibliotheca Islamica” serisi adı altında bir dizi Arapça, Farsça ve Türkçe metni neşretmek, İstanbul kütüphanelerinde bulunan yazma eserler hakkında Alman bilim adamlarını bilgilendirmek, bu eserlerin fotoğraflarını onlara göndermek ve genç şarkiyatçılara danışmanlık yapmaktı. 1929-1949 yılları arasında Ritter’in başkanlığında yürütülen çalışmalarla yirmi dört adet Arapça, Farsça ve Türkçe yazma eser edisyon kritik yapılmak suretiyle neşredildi. Ritter ayrıca “Philologika” adı altında çeşitli yazma eserleri ayrıntılı biçimde tanıtıp tahlil ettiği on altı makale yazdı; bunlardan XII-XVI. makaleler , diğerleri Der Islamdergisinde basıldı. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde 1936’da okutman, 1938’de öğretim üyesi olarak Arap ve Fars edebiyatı dersleri verdi. Üniversite kütüphanesi içinde ayrılan bir dairede kütüphanenin zengin koleksiyonlarından yararlanarak Şarkiyat Enstitüsü’nü kurdurdu. 1949’da Almanya’ya döndü ve emekli olduğu 1955 yılına kadar Frankfurt am Main Üniversitesi’nde çalıştı. Emekliliğinden sonra UNESCO tarafından Herbert Wilhelm Duda ve Ahmet Ateş ile birlikte, İstanbul kütüphanelerinde bulunan İran şairlerine ait yazmaların katalogunu hazırlamakla görevlendirildi ve bu görevi, aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap ve Fars filolojileri bölümlerinde 1956-1969 yıllarında ders vererek tamamladı. Birçok meslektaşı ve öğrencisi, onun yetmişinci yaş gününü (27 Şubat 1962) kutlamak için ’in 15-19. (1962-1966) sayılarında çeşitli makaleler yayımladı. Yetiştirdiği Türk öğrenciler de Şarkiyat Mecmuası’nın 5. sayısını (1964) ona adadılar. 1969’da Almanya’ya döndü ve 19 Mayıs 1971’de öldü. 

 Özellikle Türkçe, Arapça ve Farsça eserler üzerinde yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Hellmut Ritter Türkiye’de çağdaş Doğu dilleri ve bilimi araştırmalarını başlatan kişidir. İstanbul’da kaldığı süre içerisinde M. Fuad Köprülü, İsmail Saib Sencer, M. Şerefettin Yaltkaya ve Kilisli Rifat Bilge gibi Türk bilim adamlarıyla birlikte önce İstanbul Üniversitesi’nde Şarkiyat Enstitüsü’nün  ve Şarkiyat Mecmuası’nın, Bibliotheca Islamica’nın, ardından 1947’de merkezi İstanbul’da bulunan uluslararası Şark Tedkikleri Cemiyeti’nin ve  mecmuasının kurulmasına ön ayak oldu. 

Eserleri. A) Telifleri. 1. Über die Bildersprache Niẓāmīs(Berlin-Leipzig 1927). Genelde İslâm edebiyatındaki şiir sanatı anlayışlarının, özelde Nizâmî-i Gencevî’nin şiir sanatının edebî tahlilidir.

2. “Philologika III.: Muhammedanische Häresiographen” (, XVIII/3 [1929], s. 34-55). Makalede müslüman fırkaları hakkında yazılan bazı yazma eserler tanıtılmaktadır.

3. “Schriften Ja‘qūb Ibn Ishaq al-Kindi’s in Stambuler Bibliotheken” (Archiv Orientálni, IV [1932], s. 363-372).

4. “Philologika, IX.: Die vier Suhrawardī: Ihre Werke in Stambuler Handschriften” (, XXIV/3 [1937], s. 270-286; XXV/1 [1939], s. 35-86). Bu makalede Ebü’l-Fütûh el-Maktûl es-Sühreverdî, Ebü’n-Necîb es-Sühreverdî, Ebû Hafs Şehâbeddin es-Sühreverdî ve Muhammed es-Sühreverdî’ye ait yazma eserler tanıtılmaktadır.

5. “Das Proömium des Matnawī-i Maulawī” (, XCIII [1939], s. 169-196). Mes̱nevî’de anlatılan “ney”in hangi anlama geldiği tarihî seyri içerisinde değerlendirilmekte ve bu bağlamda Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin ney hakkındaki düşüncelerini Ferîdüddin Attâr’dan aldığı tesbit edilmektedir.

6. “Philologika XI.: Maulānā Ğalāladdīn Rūmī und sein Kreis” (, XXVI [1942], s. 116-158, 221-249). Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin hayatı ve Mevlevîliğe dair yazma eserlerin tanıtımıdır.

7. Das Meer der Seele: Mensch, Welt und Gott in den geschichten des Farīduddīn ʿAṭṭār (Leiden 1955). Bu hacimli kitapta Attâr’ın eserleri esas alınarak İslâm’da insan, kâinat ve Allah konuları tahlil edilmektedir.

8. Ṭūrōyo. Die Volkssprache der syrischen Christen des Ṭūr ʿAbdīn. A: Texte (I-V, Beirut 1967-1969). Türkiye’deki Süryânî (Ya‘kūbî) hıristiyanların o zamana kadar yazıya geçirilmemiş dillerinin grameri ve sözlüğüdür.

9. “Philologika XV. Farīduddīn ʿAṭṭār III” (a.g.e., XII [1959], s. 1-88). Makalede Attâr’ın divanı tahlil edildikten sonra divana ait nüshalar tanıtılmaktadır.

10. “Die Mevlanafeier in Konya 11.-17. Dezember 1960” (a.g.e., XV [1962], s. 249-270; eserlerinin tamamı için bk. , XVIII-XIX [1967], s. 5-32). 

B) Neşirleri. 1. Die dogmatischen Lehren der Anhänger des Islam von Abu’l-Hasan ʿAlī b. Ismāʿīl al-Ašʿarī (I-III, İstanbul-Leipzig 1929-1933; Wiesbaden 1963). Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî’nin Maḳālâtü’l-İslâmiyyîn adlı eserinin tahkikli neşridir.

2. Das biographische Lexicon des Ṣalāḥaddīn Ḫalīl ibn Aibak aṣ-Ṣafadī (I-VIII, İstanbul 1929-1931). Safedî’nin el-Vâfî bi’l-vefeyât’ının ilk sekiz cildinin Kilisli Rifat Bilge ile birlikte yapılmış yayımıdır.

3. Die Sekten der Schīʿa von al-Ḥasan ibn Mūsā an-Naubaḫtī (İstanbul-Leipzig 1931). Nevbahtî’nin Fıraḳu’ş-Şîʿa’sının neşridir.

4. Ilāhī-Nāme. Die Gespräche des Königs mit seinen sechs Söhnen. Eine mystische Dichtung von Farīdaddīn ʿAṭṭār (İstanbul-Leipzig 1940).

5. Aḥmad Ghazzālī’s Aphorismen über die Liebe(İstanbul-Leipzig 1942). Ahmed el-Gazzâlî’nin Sevâniḥu’l-ʿuşşâḳ adlı eserinin tahkikli yayımıdır.

6. Asrār al-balāgha. The Mysteries of Eloquence(İstanbul 1954). Abdülkāhir el-Cürcânî’nin Esrârü’l-belâġa’sının neşridir.

7. Orientalische Steinbücher und persische Fayencetechnik (İstanbul 1935). Abdullah b. Ali el-Kâşânî’nin Arâyisü’l-cevâhir’inin bir bölümüdür.

8. “Studien zur Geschichte der islamischen Frommigkeit: I Hasan el-Basrī” (, XXI [1933], s. 1-83). Hasan-ı Basrî’nin Risâle ilâ ʿAbdilmelik b. Mervân fi’l-ḳader adlı eserinin yayımıdır.

9. Hâris el-Muhâsibî, Kitâbü Bedʾü men enâbe ilellâhi teʿâlâ (Glückstadt 1935).

10. Abdurrahman b. Muhammed ed-Debbâğ, Meşâriḳu envâri’l-ḳulûb (Beyrut 1379/1959).

C) Tercümeleri. 1. Das Elixir der Glückseligkeit (Jena 1923). Gazzâlî’nin Kimyâ-yı Saʿâdet’inin tercümesidir.

2. Karagös: Türkische Schattenspiele. Erste Folge(Hannover 1924, Türkçe orijinal metinleriyle birlikte). Bir dizi karagöz oyununun Almanca ilk serisidir.

3. Studi su al-Kindī. II. Uno scritto morale inedito di al-Kindī (Roma 1938). Ya‘kūb b. İshak el-Kindî’nin Risâle fi’l-ḥîle li-defʿi’l-aḥzân adlı risâlesinin R. Walzer ile birlikte yapılmış İtalyanca’ya tercümesidir.

4. Karagös: Türkische Schattenspiele. Zweite Folge(İstanbul 1941).

5. Karagös: Türkische Schattenspiele. Dritte Folge(Wiesbaden 1953).

6. Die Geheimnisse der Wortkunst (Asrār al-balāġa) des ʿAbdalqāhir al-Curcānī (Wiesbaden 1959).

7. “Picatrix”. Das Ziel des Weisen von Pseudo-Maġrīṭī(London 1962). Ebû Mesleme el-Mecrîtî’ye nisbet edilen sihir ve yıldız ilimleriyle ilgili Ġāyetü’l-ḥakîm’in M. Plessner ile birlikte yaptığı tercümesidir (Sezgin, IV, 297).


************************************************************************************************

Arap Yazılı Geleneğinin Tarih

Geschichte der arabischen Litteratur 1909 - Carl Brockelmann
YazarCarl Brockelmann
Orijinal başlıkGeschichte der arabischen Litteratur

Arap Yazılı Geleneğinin Tarihi (Almanca: Geschichte der arabischen Litteratur, veya GAL), Alman akademisyen Carl Brockelmann tarafından hazırlanmış ve ilk kez 1898 ile 1902 yıllarında Leiden'de Brill tarafından iki baskı halinde yayımlanan bir referans eseridir. Araştırması sadece Arapça yazılmış eserlerle sınırlıydı ve sadece mevcut başlıkları içeriyordu; Müslüman yazarların diğer dillerdeki yazıları ve yalnızca alıntı veya referansla bilinen eserler, gayrimüslim yazarların başlıkları da hariç tutuldu. 

Arap edebi geleneğinden yaklaşık 18.000 yazarın yaklaşık 25.000 bireysel eserini listeler. Yıllar içinde diğer akademisyenler çalışmaya ciltler ekledi; örneğin Fuat Sezgin Brockelmann'ın listesini yaklaşık 12.000 başlık ve 9.000 yazar ekleyerek güncelledi

Etki
Bu eser, Oryantalist akademik çalışmaların klasiği olarak kabul edilir ve tüm Arap edebiyatı için temel bir referans cildi olarak kalmaktadır.  Abd ar-Rahman Badawi, Oryantalistler Ansiklopedisi'nde "Arapça el yazmaları ve saklandıkları yerlerle ilgili her şeyin tek ve temel kaynağı" olarak tanımlar.
&

Carl Brockelmann

Carl Brockelmann (17 Eylül 1868 – 6 Mayıs 1956) Alman Semitic, kendi kuşağının en önde gelen oryantalistiydi. Breslau, Berlin ve 1903'ten itibaren Königsberg üniversitelerinde profesörlük yaptı. En çok, 1937'ye kadar tüm Arapça yazarları kapsayan çok ciltli Geschichte der arabischen Litteratur (ilk olarak 1898–1902 yıllarında yayımlanmış) ('Arap edebiyatının tarihi') adlı eseriyle tanınır ve Hristiyan Arapça metinler (Georg Graf tarafından ele alınmıştır) hariç tüm Arap edebiyatı için temel referans cildi olmaya devam etmektedir.

! = (((((Georg Graf (15 Mart 1875 – 18 Eylül 1955), Alman bir oryantalistti. Hristiyan-Arap edebiyatının en önemli akademisyenlerinden biri olan 5 ciltlik Geschichte der christlichen arabischen Literatur adlı eseri, alandaki temel metindir.)))))

Ayrıca Syrische Grammatik mit Litteratur, Chrestomathie und Glossar (1899), Semitische Sprachwissenschaft (1906), Lexicon syriacum (1928) ve Arabische Grammatik (kendi adıyla 1941, ancak bu, Albert Socin'in dilbilgisinin on birinci baskısıydı ve daha önce Brockelmann tarafından birkaç kez revize edilmiştir) yayımladı.

Kariyer
Brockelmann, Rostock, Breslau ve Strasburg'da Doğu çalışmaları, klasik filoloji ve tarih eğitimi aldı. 1890 yılında Strasburg'da Theodor Nöldeke yönetiminde doktora derecesini aldı ve doktora derecesini aldı. 1893'te Breslau'da diploma aldı. 1900'de Breslau'da, 1903'te Königsberg'de, 1910'da Halle'de, 1922'de Berlin'de ve 1923'te tekrar Breslau'da başkanlık görevine atandı. 1932'den 1933'e kadar Breslau Üniversitesi'nin rektörü olarak görev yaptı. 1935'te emekli olduktan sonra Halle/Saale'ye döndü ve orada hayatını kaybetti.
Eserler
  • Brockelmann, Carl (1895). Lexicon Syriacum (1. baskı). Berlin: Reuther & Reichard.
  • Geschichte der arabischen Litteratur. İlk olarak Geschichte der Arabischen Litteratur adıyla 2 cilt (Weimar: Felber, 1898-1902) yayımlandı. Brockelmann daha sonra üç Supplementband ('ek ciltleri') yayımladı: Geschichte der arabischen Litteratur. Supplementband, 3 cilt (Leiden: Brill, 1937-42). Daha sonra, orijinal iki cildin ikinci baskısını yayımladı: Geschichte der Arabischen Litteratur, [2. baskı], 2 cilt (Leiden: Brill, 1943-49). Tüm set daha sonra düzeltilip İngilizceye çevrildi: Carl Brockelmann, History of the Arabic Written Tradition, çeviri Joep Lameer, Handbook of Oriental Studies. Bölüm 1 Yakın ve Orta Doğu, 117, 5 cilt 6 cilt (Leiden: Brill, 2016-19), ISBN 978-90-04-33462-5
  • Brockelmann, Carl (1899). Syrische Grammatik mit Litteratur, Chrestomathie und Glossar (1. baskı). Berlin: Reuther & Reichard.
  • Doğu Edebiyatı Christlichen Edebiyatı. 2. Baskı. Leipzig 1909
  • Kurzgefasste vergleichende Grammatik der semitischen Sprachen. Berlin: Reuther ve Reichard. 1908
  • Grundriss der vergleichenden Grammatik der semitischen Sprachen. Cilt 1–2, 1908/1913
  • Semitische Sprachwissenschaft. 2. Baskı. 1916
  • Geschichte der islamischen Völker und Staaten. R. Oldenbourg, München/ Berlin 1939
    • İslam Halklarının Tarihi, 1939 ve 1960
  • Abessinische Studien. Berlin: Akademie Verlag. 1950
  • Osttürkische Grammatik der islamischen Literatur-Sprachen Mittelasiens. Leiden 1954
  • Hebräische Sözdizimi. 1956
  • Arabische Grammatik. Berlin ve diğerleri 1904, Carl Brockelmann İnternet Arşivi'nde ücretsiz olarak izlenebilir ve indirilebilir. Leipzig 1960 (Albert Socin tarafından dilbilgisinin revizyonu gibi) dahil olmak üzere birçok yeni baskı var.
  1.  "BROCKELMANN, CARL – İranika Ansiklopedisi". www.iranicaonline.org. 019-01-09 tarihinde erişildi.

&


Brill Yayınevleri

 1882'de firma iki ciltlik Leerboek der Stoomwerktuigkunde ("Buhar Mühendisliği El Kitabı") yayımladı. Ancak daha programatik olarak, 1855'te Het Gebed des Heeren in veertien talen ("On Dört Dilde Rabbin Duası") Brill'in İbranice, Aramice, Samiriye, Sanskritçe, Kıpti, Süryani ve Arapça gibi Latin dışı alfabeleri dizetme yeteneğini tanıtmayı amaçlamıştı.
vvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvv

Kitab al-Aghani

Abū al-Farāj, 10.000'den fazla sayfa olan ve 16.000'den fazla Arap şiiri içeren eseri 50 yıl boyunca yazdığını iddia etmiştir. Üç ayrı bölümden oluşmaktadır: ilki halife Harūn al-Rashīd için seçilen '100 En İyi Şarkı' ile ilgilidir, ikincisi kraliyet bestecileriyle ilgilidir ve üçüncüsü ise yazarın kendisi tarafından seçilen şarkılarla ilgilidir. İslam öncesi dönemden MS 9. yüzyılın sonuna kadar olan dönemi kapsar.
Tepki
14. yüzyıl tarihçisi İbn Haldūn, Şarkılar Kitabı'nı Arapların kaydı olarak nitelendirmiştir: "Geçmişte her türlü şiir, tarih, müzik vb. alanlarında mükemmellik elde ettiklerini içerir. Bildiğim kadarıyla, bu açıdan başka hiçbir kitap onunla aynı seviyeye çıkamaz. Bu, güzel edebiyat öğrencisinin son kaynağıdır ve ona daha fazla arzu edilecek bir şey bırakmıyor.

El

 
Bilinen en eski el yazması 1131 yılına aittir ve İstanbul'daki Feyzullah Kütüphanesi'nde bulunmaktadır. Minyatürler yok.

Resimli el yazması (1217–1219

Bilinen ikinci el yazması 13. yüzyıla tarihlendirilir ve bazı ciltler 1217 yılına kaftlıdır. El yazması 20 cilt içermektedir; bunların dördü şu anda Kahire'deki Mısır Ulusal Kütüphanesi'nde (II, IV, XI, XIII), iki cilt daha İstanbul'daki Feyzullah Kütüphanesi'nde (XVII, XIX) bulunmaktadır. Birkaç minyatürü vardı, bunlardan sadece altısı günümüze ulaşmıştır. Bu baskı, 1218–19 yılları arasında Musul'da, Zengid hanedanı valisi Badr al-Din Lū'lū' için yapılmış olup, birkaç minyatürde belirgin şekilde yer almaktadır. Yirmi ciltten altısında ön sayfalar bulunuyor, başka illüstrasyon yok.

Eserler

Kadın hizmetçiler, sarayda dans edip yıkanıyorlar. Kitāb al-aghānī, Musul, 1218–1219. Cilt II. Kahire, Mısır Ulusal Kütüphanesi, Farisçe 579           

El-İsfahani, 20'den fazla cilt ve baskıdan oluşan ansiklopedi olan Kitab al-Aghani ("Şarkılar Kitabı") adlı eseri yazarıyla en çok tanınır. Bununla birlikte, ayrıca şiirler, Mezopotamya ve Mısır manastırları üzerine bir şiir antolojisi ve soyağacı çalışması da yazdı.

  • Maqātil aṭ-Ṭālibīyīn (مقاتل الطالبيين), Tālibid Savaşları, Muhammed zamanından 925/6'da kitabın yazılmasına kadar olan Abu Talib ibn Abdül-Muttalib'in torunlarının 200'den fazla biyografisini içeren bir derlemedir ve bu kişiler doğal olmayan bir şekilde ölmüştür.  Abul-Faraj'ın eserinin ön sözünde belirttiği gibi, sadece hükümete karşı isyan eden, öldürülen, katledilen, idam edilen veya zehirlenen, yeraltında yaşayan, kaçan veya esaret altında ölen Tālibidleri dahil etmiştir. Bu eser, Emevî ve Abbāsid Alid ayaklanmaları için önemli bir kaynak olup, Mekke ile Medine arasında El-Abwā' köyünde Ümeyye Halifesi el-Velid II'nin suikastından sonra gerçekleşen Haşimi toplantısının ana kaynağıdır. Bu toplantıda el-Abdallah, Haşimlilere oğlu Muhammed el-Nefs el-Zakiye'ye yeni Mehdi olarak sadakat yemini ettirdi. 

  • Kitāb al-Imā'āš-šawā'ir (كتاب الإماء الشواعر) 'Şair-kölelerin Kitabı', Abbasî dönemine ait şiirsel kölelerin anlatımlarından oluşan bir derleme.

Ebu Talib ibn Abdülmuttalib

Ebu Talib (üstten ortaya, mavi cübbeler), Abbas ibn Abdül-Muttalib (yanında yeşil cübbeler) ve diğer Kureyşli liderlerin Muhammed'e İsrail ve Mi'raj hakkında soru sorduğu İslami minyatür.    

Abū Ṭālib, Muhammed'in misyonunun başlamasından yaklaşık 10 yıl sonra, yaklaşık MS 619 yılında, 80 yaşından fazla bir yaşta öldü. Bu yıl, Muhammed için Keder Yılı olarak bilinir, çünkü sadece amcası Ebu Talib değil, aynı zamanda eşi Khadijah bint Khuwaylid de Ebu Talib'den bir ay içinde öldü.

Ebu Talib'in ölümünden sonra Muhammed korumasız kaldı. Ebu Talib'in kardeşi ve ailenin reisi halefi olan Ebu Lahab, Muhammed'in düşmanı olduğu için onu korumadı; bu yüzden Muhammed ve takipçileri inanılmaz zulme maruz kaldı.


XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Selam 🙋🏼‍♀️Hallo
*Hemsire (1-2-3-/∞) &Otodidaktik Araştırmaci Yazar.
Cahil bilmenin,Alim anlamanin pesindedir.-S.O