23 Mayıs 2025 Cuma

Posta Güvercinleri 🕊 Sultan Baybars

İbn Haldun, Mısır hakkında şöyle demiştir: "Görmeyen İslam'ın gücünü bilmez." Diğer İslam bölgeleri sınır savaşları ve iç çekişmelerle başa çıkmak zorunda kalırken, Memluk Mısır refah ve yüksek kültüre sahipti. 

Posta Güvercini

Mısır'da milattan önce 1200'lü yıllarda yetiştirilmeye başlandığı tahmin edilen posta güvercinleri, insanlığın teknoloji ile henüz tanışmadığı dönemlerde askeriyeden ticarete etkin şekilde haberleşme amaçlı kullanıldı. Posta güvercinleri, yüzlerce kilometre öteden getirdikleri mesajın kimi zaman tarihin akışını değiştireceğinden habersiz, sadece yuvalarına kanat çırptı. 

Larsa'da bulunan kanatlı İştar'ın pişmiş toprak kabartması (MÖ 2. binyıl)

Güvercinler de İnanna/İştar ile ilişkilendirilen önemli hayvan sembollerindendir. Güvercinler, MÖ 3. binyılın başlarında İnanna ile ilişkilendirilen kült nesnelerinde yer almıştır. Aššur'daki İştar tapınağında MÖ 13. yüzyıla tarihlenen kurşun güvercin heykelcikleri keşfedilmiş ve Suriye'deki Mari antik kentinde bulunan boyanmış bir fresk, İştar Tapınağı'ndaki bir palmiye ağacından çıkan dev bir güvercini betimlemekte ve bu, tanrıçanın kendisinin bazen bir güvercin şeklini aldığına inanıldığını göstermektedir.Güvercinler de İnanna/İştar ile ilişkilendirilen önemli hayvan sembollerindendir. 

EVE DÖNME EĞİLİMİ GÖSTEREN GÜVERCİNLER

Bazı kaynaklarda "Gölge halifeler" olarak geçen Memlûk sultanları, Mekke'ye yıllık hac ziyaretleri düzenliyorlardı.

Tarihçi Uzunçarşılı Fatih devrinde "Mekke ve Kudüs'ün hakimi Memlüklerdi" diye kaydetmiştir.

14'üncü yüzyıla gelindiğinde Kahire, Müslüman dünyasının önde gelen dini merkezi haline gelmişti.

Memlükler, 12'nci yüzyıldan 15'nci yüzyıla kadar Mısır'ı ve Orta Doğu'nun çoğunu yöneten, kendi kendini idame ettiren bir köle hanedanı kurup, Napolyon ile anıtsal bir savaşa girdiler ve hatta 20'nci yüzyıla kadar varlıklarını sürdürdüler.

Erik Hildinger'in "Bozkır Savaşçıları" adlı eserinde şunları yazmaktadır:

Mümin kardeşlere karşı savaş, Kuran'da hoş karşılanmaz. Bu, yalnızca Müslümanlara karşı savaş yürütmek amacıyla kullanılan Memlükler adlı eğitimli bir askeri köle sınıfının ortaya çıkmasına neden oldu. Seçkin muhafızlar, ordunun vurucu gücü olacaktı. Furusiya el kitaplarını kullanarak katı Roma disiplinini andıran bir şekilde yüksek eğitim aldılar.❗️ Hakikaten Furusiya, atlı askerlerin ustalaşması gereken becerilere atıfta bulunur ve bu ders kitapları Memlükler için gerekli becerilerde tatbikat ve talimat verir. 

2.JPG
Bahri Memlük hanedanına ait Sultan Hassan Camii-Medresesi (solda), sonraki El-Rifa'i Camii (sağda) ve iki Osmanlı camisi (önde) – Kahire


Memlûk halifesi Baybars tarafından son derece etkili bir mesaj iletme aracına dönüştürüldü.

Bazı güvercinlerin nerede olursa olsun doğrudan eve uçma eğiliminde olduğunun anlaşılmasıyla, Abbasi halifeleri posta güvercini kullanmaya başladılar.

Bunun üzerine Bağdat'ta iletişim alanında çok önemli bir gelişme yaşandı; daima merkeze dönen hızlı ve tek yönlü bir posta servisimümkün hale geldi.

Her coğrafi bölgenin uçucu maddelerden oluşan kendine özgü bir kokusu vardır. Posta güvercinleri bu kokuları tanır, farklı yönlerden esen her rüzgârın, farklı kokular taşıdığını uçmayı öğrenmeden önce öğrenirler. Eve uçma eğiliminde oldukları için de kokuyu takip ederek gitmeleri gereken yere ulaşırlar.

Müslüman âlim İbn Abdülzahir posta güvercinleri hakkında bir kitap bile yazmıştı. Bu kitaba göre, 1900 civarında posta güvercininin bulunduğu Kahire Kalesi Güvercinliği, dönemin iletişim sisteminin merkezi konumundaydı.

Müslüman vakanüvis Nuveyrî, Aziz adlı 10'uncu yüzyıl Fatımi halifesinin hikâyesini anlatır.

Hikâyeye göre bir gün, Kahire'de bulunan Aziz'in canının, Baalbek'te yetişen taze kirazlardan çekmesi üzerine bugünkü Beyrut yakınlarındaki Baalbek'e güvercinle emir gönderilir.

Bunun üzerine 600 kadar güvercin, her bir ayağına içinde bir kiraz bulunan ipek kese bağlı olarak Antakya'dan salıverilir.

Canının kiraz çektiğini söylemesinden sadece üç gün sonra, özel "hava" postasıyla Lübnan'dan getirilen 1200 tane taze kiraz, büyük bir kâse içerisinde halifeye ikram edilir. 

Güvercinlerde manyetik konumlandırma sistemi

Yapılan son bir deney, posta güvercinlerinin yön bulmada dünyanın manyetik alanından faydalandıkları teorisi için önemli destek sağladı. İnsanlar, mesajlarını uzaktaki alıcılara ulaştırmada eski çağlardan beri güvercinlerden faydalanmıştır. ❗️Örneğin güvercinlerin, 1150 yılında Bağdat’ta mesaj iletme amaçlı kullanıldığına dair kayıtlar bulunmaktadır.

Dünyaca ünlü Reuters haber ajansının kurucusu Paul Reuter, 1850 yılında Belçika’nın Brüksel kenti ile Almanya’nın Aachen kenti arasında, 45 güvercinden oluşan bir filo ile haber ve borsa tahvil fiyatlarını dağıtmıştır.

Posta güvercinleri çok uzun mesafeleri katedebilirler. Daha sonra evine dönmeyi başaran bir güvercin için, en uzağa uçma rekoru 1689 mil (yaklaşık 2719 km)dir. Bilimsel adı Columba livia olan güvercinlerin nasıl olup da evlerinin yolunu tekrar bulabildikleri sorusu, bugüne kadar bir gizem oluşturuyordu. Muhtemel açıklamalar arasında güçlü bir koku duyusu ile manyetik alanları algılama yeteneği ön plana çıkıyordu. 

Bilim adamları onyıllar süren çalışmalardan sonra, güvercinlerin gerçekten manyetik alanları algılama yeteneğine sahip olduğunu ortaya çıkardılar. Chapel Hill’deki Cornell Üniversitesi’nden Cordula Mora ve arkadaşları, güvercinleri bir tünelin içine koydular. Bunun çatısında bulunan bir manyetik halka, çalıştırıldığında tünelin merkezinde maksimum seviyeye ulaşan bir manyetik alan oluşturuyordu. 

Mora, dört güvercini, manyetik alan çalışıyorken tünelin bir tarafında; çalışmıyorken ise diğer tarafında tüneyecek şekilde eğitti. Daha sonra güvercinlerin manyetik alanı tespit yeteneğini ölçtü. Bu amaçla yaptığı 24 denemede, güvercinlerin doğru tercihlerinin oranı 55% ila 65% arasında gerçekleşti. Daha önceleri araştırmacılar ❗️güvercinlerin gagalarının üstünde manyetit kristalleri bulmuşlardı.

🎥Fringe 1Sezon-5.Bölüm; 32:20 ayni konu.!

🌪️Tesla Bobini =Yapay elektro alan eşleşmesi.

Bu bölgenin, kuşun manyetik yeteneklerinin karargahı olup olmadığını test etmek için, Mora her bir kuşun gagasına, manyetik alanları tespit etme yeteneklerini zayıflatacak şekilde minik mıknatıslar monte etti. Bunun sonucunda, kuşun manyetik alanı tespit yeteneğinde belirgin bir düşüş yaşandı. Başarı oranı 50%’nin altına indi. 

Ancak kuşun, mıknatısın sebep olduğu şaşırtmaya uyum sağladığı ve başarı oranının buna paralel olarak tekrar yükseldiği gözlendi. Ancak gagalara manyetik olmayan (örneğin pirinç madeninden yapılmış) malzemeler monte edildiğinde manyetik alanı tespit başarısı bundan etkilenmedi. 

Aynı şekilde, koku sinirlerinin kuşların gaga bölgesine yapılan cerrahi müdahele ile kesilmesi de söz konusu yeteneği zayıflatmadı.Bu bulgular, güvercinlerin, Dünya’yı çevreleyen manyetik alana göre konumlarını belirledikleri teorisini güçlendirdi.

⚠️Göçücü kuşların; Güneş, Ay, yıldızlar ve yüzey şekillerindeki hatırlatıcı işaretler gibi diğer görsel ipuçlarından yararlandıkları biliniyordu.‼️

Şimdi Mora, bunlara dünyanın manyetik alanını da ekleyerek bunun, hedefi şaşmaz bir yön belirleme yeteneğine katkıda bulunduğunu belirtiyor ve şöyle söylüyordu: ⚠️“Dünya üzerindeki her nokta, manyetik eğilim ve manyetik yoğunluğuna ait özel bir kombinasyona sahiptir.‼️

Bu da, güvercine varacağı hedefe göre hangi konumda olduğunu bilmede yardımcı olur”. Diğer araştırmacılar da bu bulgunun, güvercinlerin duyu sistemlerini anlamada büyük bir adım olduğu yorumunu yapıyorlar. Öte yandan, bu son çalışma ile aydınlanan manyetik konumlandırma sistemi, üstün teknolojiye dayalı bir sistemi de çağrıştırmakta.

🛰️Sistemin üç elemanı vardır: uzay, kontrol ve kullanıcı. 

Bu hesaplama, trilaterasyon ismi verilen bir yöntemle yapılır. Trilaterasyon, geometri kullanarak objelerin nisbi konumlarını hesaplama yöntemidir. Çemberlerin geometrisinin yardımıyla yapılan bu hesaplama en az üç referans noktasının yerinin bilinmesini gerektirir. 

GPS’de, uydulardan gelen veriler atmosferde iletilirken güvercinlerdeki sistemde dünyanın manyetik alanının bu işlevi gördüğü düşünülmektedir. Her ikisinde de çevreden gelen bu verileri (sinyalleri) algılayacak sistemler mevcuttur: Yani uydularda paneller; güvercinlerde gagada bulunan ve manyetit barındıran hücreler… 

Güvercinlerdeki manyetik konumlandırma sistemi de tasarımın bu belli başlı özelliklerini açıkça barındırmaktadır. 
Dünyanın manyetik alanıyla etkileşim sağlayan manyetitli hücreler; bu hücrelerin algıladığı verileri ileten sinirler ve tüm bunları yorumlayan beyin, mükemmel bir uyum içinde çalışmaktadır. 
Güvercin bu sayede, binlerce kilometre uzaklıktaki evinin konumunu şaşmaz bir hesapla tayin edebilmektedir. Bu, kelimenin tam anlamıyla mükemmel bir yetenektir. Çünkü güvercinin binlerce kilometrelik uçuş menzili göze alındığında bir ev, minicik bir noktadan farksızdır. 
3.JPG
Memlükler Etiyopyalılarla savaşıyor

Merhum Halil Edhem Eldem'in 1911 yılında yazdığı bu kitabı hakikaten bir kaynak eserdir. 

Bu noktadan hareketle Osmanlı vakanüvislerinin zaman zaman bilerek teferruatıyla anlatmadığı Memlükler, Kuzey Afrika'da Haçlılarla mücadele edecek kadar kudretli bir Türk Devleti kurdular.

Paris'in 1870-1871 Fransa-Prusya Savaşı sırasında kuşatma altında olduğu dönemde, posta güvercini kullanılmıştı.

Dört buçuk ay süren kuşatma sırasında postanın normal yollardan iletilmesi mümkün olmamıştı. İşe yarayan tek yöntem ise, şehir içine ve şehir dışına resmi ve özel binlerce mesaj ulaştıran güvercinler olmuştu.

14'üncü yüzyıl Orta Çağ Hindistan'ında, Delhi'deki Müslüman sultanına gönderilecek mesajlar güvercinlerle değil, günümüzün bayrak koşucularına benzeyen kuryelerle iletiliyordu.

14'üncü yüzyılın hızlı gezgini İbn Battûta, tepesinde bakır çan bulunan bir değnek taşıyan bir adamın 500 metre boyunca mümkün olduğunca hızlı koştuğunu, zili duyan bir sonraki adamın mesajı alıp devam etmek üzere hazırlandığını anlatır.

Bu şekilde, Hindistan'ın doğu ucundan başkente mesaj göndermek en fazla beş gün sürüyordu.

Posta güvercini 'New Kim' 1,6 milyon avroya satıldı

Belçika Pipa Güvercin Merkezi, internet üzerinden düzenlediği müzayedede, "New Kim" adında iki yaşında dişi bir posta güvercininin rekor fiyata alıcı bulduğunu açıkladı.

Güvercin yetiştiricisi Hok Van de Wouwer'e ait 445 güvercinin satışa çıkarıldığı belirtilen açıklamada, müzayedede Çinli alıcıların "New Kim" için 1,6 milyon avro, "Mother New Kim" için 400 bin avro, "Palme Kim" için 204 bin avro, "Kimi" için 180 bin avro verdiği kaydedildi.

Açıklamada, müzayedede 157 güvercin için toplam 4 milyon 779 bin 850 avro ödendiği bildirildi.

Belçika'da 2019 yılında "Armando" adında erkek bir Flaman güvercini, 1 milyon 252 bin avroya bir Çinli almıştı. Uzun mesafe yarışlarında şampiyonluğu bulunan 5 yaşındaki posta güvercini "Armando", o dönem en pahalı güvercin olmuştu.

İsviçre'de kan taşımada kullanılıyor

Bilgin Tuncay, posta güvercinlerinin teknolojik imkanların kullanılamayacağı özel durumlarda bu görevi üstlenebilecek durumda olduğunun da altını çizdi.

Türkiye'nin neredeyse her ilinde posta güvercini yetiştiricileri bulunduğunu anlatan Tuncay, bugün İsviçre'de bazı kan bankaları ve hastaneler arasında halen posta güvercinlerinin kullanıldığını, kuşların 100'er gramlık kan tüplerini taşıdıklarını sözlerine ekledi.


Xxx 


El-Qifti

Camal el-Din Ebu el-Hasan 'Alī ibn Yūsuf ibn İbrahim ibn 'Abd al-Wahid al-Şeybanī (جمال الدين أبو الحسن علي بن يوسف بن ٳبراهي بن عبد الواحد الواحد الشيباني), el-Qiftī (القفطي; yaklaşık 1172 – 1248), Mısırlı Arap tarihçi, biyograf, ansiklopedici ve Halep'teki Eyyubi hükümdarları döneminde yönetici olarak görev yapmıştır. Biyografik sözlüğü Kitāb Ikhbār al-'Ulamā' bi Akhbār al-Ḥukamā (إخبار العلماء بأخبار الحكماء, tr. 'Bilimli İnsanların Tarihi'), İslami biyografi açısından önemli bir kaynaktır. Geniş edebi eserlerinin çoğu, Selçuklar, Buyiler ve Meğribe tarihleri ile filozoflar ve filologların biyografik sözlükleri dahil olmak üzere kayıptır.

Hayat

'Alī al-Qifṭī, İbn al-Qifṭī olarak bilinir, Yukarı Mısır'ın Qift bölgesinden doğmuştur; al-Qāḍī al-Ashraf Yūsuf al-Qifṭī'nin (d.548/1153) oğlu ve Ayyūbid sarayında İbrahim ibn 'Abd al-Wāḥid, al-Qāḍī al-Awḥad'ın torunudur. Alī, babası ve büyükbabasının yerine saray yönetimine geçti ancak akademik eğilimler sergiledi. Aile, bir Fāṭimid İttihamcısının yükselmesinin ardından 1177'de Qift'ten ayrıldığında, babası Yūsuf, Yukarı Mısır'da resmi görevlere başladı ve 'Alī ilk eğitimini Kahire'de tamamladı.

583/1187 yılında Yūsuf al-Qifṭī, el-Qāḍī al-Fāḍil'in yardımcısı, Kudüs'te Ṣalāh al-Dīn'in şansölyesi ve danışmanı, Maimonides'in hamisi ve hayırseveri olarak atandı,[3] Al-Qifthī, sonraki eserleri için uzun yıllar çalışıp materyal topladı. Ṣalāh al-Dīn 598/1201'de öldükten ve kardeşi Malik al-'Ādil, yeğeninin yerini gasp edip Kudüs'ü işgal edince, İbn al-Qifṭī'nin babası Ḥarran'a kaçarak Ṣalāh al-Dīn'in oğlu Ashraf'ın hizmetine girdi. İbn el-Qifṭī, Kudüs ve Nablus'un eski valisi Fāris al-Din Maimūn al Qaṣrī'nin sekreteri olarak Halep'te himaye aradı; Fāris al-Din Eyl-Dīn'in üçüncü oğlu Malik aẓ-Ẓāhir Ghāzi'nin veziri idi. Kendisi fieflerin etkin bir yöneticisi olarak tanındı ve vezir 610/1214'te öldüğünde, aẓ-Ẓāhir onu Maddi Dīwān'ın hāzini olarak atadı; kendi eğitim tercih etmesine rağmen. Aẓ-Ẓāhir'in 613/1216'daki ölümüyle el-Qifiti emekli oldu ancak üç yıl sonra aẓ-Ẓāhir'in halefi tarafından yeniden atandı. 628/1231 yılına kadar görevde kaldı. Koruması ve biyografi yazarı Yaqūt'e göre, 624/1227'den önce yazmıştır, el-Qifti zaten "al-Qāḍī 'l-Akram al-Wazir" (en asil yargıç başbakan) onuruna sahipti.  Beş yıllık bir izin sonrası el-Qiftī, 633/1236'da vezirlik görevine başladı ve 646/1248'de ölümüne kadar bu görevi sürdürdü. Bu dönemde, Şemsdin Lu'lu' al-Amini ile birlikte, an-Nasir Yusuf adına yöneten naiplik konseyinin üyesiydi. 

Hayatı boyunca el-Qifṭī, yüksek makamın ağır kısıtlamalarına rağmen akademik çalışmaları savundu ve edebi kariyer peşinde koştu. Yaqūt, Moğol istilasından Halep'e kaçtığında, büyük coğrafi ve biyografik ansiklopedisi olan İrşad'ın hazırlanmasında ona yardım eden el-Qifti'den sığınma bulmuştu. Yaqut, el-Qiftī'nin 620 öncesi eserlerini listeliyor (bazıları o dönemde tamamlanmamıştı). Al-Ṣafadī bu listeyi Wāfī fi'l-Wafayāt'ında kopyalamış ve Al-Kutubī'nin Fawāt al-Wafayat (1196) adlı eserinde ondan ödünç almıştır, ancak kopyası birçok hatayla bozulmuştur.

Eserler

El-Qif'i ağırlıklı olarak tarihsel eserler yazdı ve 26 kayıtlı başlıktan sadece ikisi günümüze ulaşmıştır. Çoğu Moğol istilası sırasında yok edildi. 

Mevcut

  • Kitāb Ikhbār al-'Ulamā' bi Akhbār al-Ḥukamā (إخبار العلماء بأخبار الحكماء); kısaltma: Ta'rikh al-Ḥukama (تاريخ الحكماء), 'Büyük filozofların biyografileri ve kitapları'; 414 hekim, filozof ve astronomun biyografik sözlüğü; İslam'daki kesin bilimlerin ve Helenistik geleneğin en önemli kaynağı ve antik Yunan bilginlerinin birçok anlatımının tek edebi tanığıdır. 

  • Inbā ar-Rawat 'alā 'Anbā an-Nuhat (3 cilt); Muhammad ibn 'Alī az-Zawanī tarafından özet (647/1249) tarafından yapılmıştır. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Selam 🙋🏼‍♀️Hallo
*Hemsire (1-2-3-/∞) &Otodidaktik Araştırmaci Yazar.
Cahil bilmenin,Alim anlamanin pesindedir.-S.O